• 29

    başlık

  • 426

    entry

  • 268

    geçen ay

  • 1

    bu ay

  • 0

    dün

  • 0

    bugün

morevna

5. nesil yazar mesaj takip et



son 20 entry

  • Beylikdüzü'ne ilk kez taşındığımda mesafenin ne olduğunu hatırlamam uzun sürmedi. Özerkliğimizi ilan edeceğiz.

    2
  • (bkz: 80'lerde lubunya olmak)
    (bkz: 90'larda lubunya olmak)

    Eğer içselleştirerek oyunlardan en azından birini izlerseniz ve yahut kitaplardan birini okursanız, lubunca'nın doğuşunun gerekliliğini daha iyi anlayabilirsiniz kanımca.
    insanların birbirine 'seni seviyorum' bile diyemediği zamanlar da vardı. Hoş, hala o zamanlarda olduğumuzu düşünüyorum.

    Beğenip beğenmemek herkesin kendi kişisel alanındaki bir olgu bütünlüğü. Fakat herhangi bir dille ilgili yorum yapılırken 'benim kulağıma çok çirkin geldi, tukaka' savını atmamakta fayda var. Zira güzel durmuyor.

    4
  • ilk olarak başlığın temel girdisi hakkında yorum yapmak istiyorum. Bir natrans kadın olarak yalnızca 'amlı' adı altında değerlendirilmek istemiyorum, kulağa tek taraflı geliyor. Yine de anladığım kadarıyla yazar burada 'eril' bir canlının bakış açısıyla ironi yapmış. Eğer ki bunu parantez içinde belirtseymiş daha belirgin olurdu kanımca. Zira sözlüğe insan kazanımı konusunda sanki daha yararlı olabilirdi. Tabi benim fikrim.

    Tavsiyelere gelecek olursak; eğer ki ağzı sıkı olmayan bir şahıs ise bu karşıdaki vatandaş ve buna dikkat edilmeli ise, bu noktada cinselliğin bir ceza (?) olduğunu kabul (!) etmiş oluyoruz. Kaldı ki sözlüğün yıkmaya çalıştığı tabulardan biri de bu. Bu girdiyi yazan yazarın bunu bildiği ve buna karşı cephe alan biri olduğunu varsayarak daha dikkatli olmasını rica ediyorum. Anladığım kadarıyla girdinin tarihi bu tür durumlara maruz kalınma sıklığıyla uyuşuyor. Eğer ki o tarihlerde yorumlama şansım olsaydı kendisine bir özel mesaj atarak bununla bu şekilde başa çıkmadığımızı hatırlatırdım nacizane.

    Böyle durumlarda da rahatsızlığı -elbet ki her durumda değil- hedef göstermeden ve pek tabi dik durarak gerçekleştirmek gerek. Zira toplu linç politikasına kaydığı vakit tipik bir t.c. vatandaşından farkımız kalmaz.

    5
  • Her insan bir hikaye demek benim lugatımda. Ve mümkün olduğunca hikaye edinmeye çalışıyorum. Elbet bazen çabalar işlevsel olmuyor. Yine de denemekten vazgeçmek yenilmek olduğu için yine bence yeni yollara çıkmak heyecan verici.

    7
  • Doğduğumuzda bize bahşedilen bir şey var ki, o da at gözlükleri. Çevremizi görmemek, doğrudan uzaklardaki sorunlar hakkında durmadan çene çalıp bir kere bile herhangi bir sorunu çözmemek uğruna çıkarmaktan sakındığımız at gözlükleri.

    Başkanlık sisteminin gelişini ben her nedense şuna benzetiyorum; Ares'in savaş tanrısı oluşu.
    Tanrılar yolunda herkesin bildiği fakat ares'in kendisinden habersiz olduğu bir taş vardır. Herkes onun ne olduğunu bilir, fakat bulunduğu yerden kaldırmaz. Bir gün ares o yolda yürürken gözüne taş ilişir ve taşa tekme atar. Taş büyüyerek yuvarlanır, taşın büyümesiyle dünyada savaşlar oluşur. Bu kez sinirlendir ve bir daha tekme atar, taş bir daha büyür; dünya giderek kana bulanır. Ve bir daha, bir daha... Taş hareket edemeyecek denli büyür. Böylece dünya savaşla yıkılırken Ares onların savaş tanrısı olur.

    At gözlüklerimizle nerede olduğunu bildiğimiz, fakat bilgilendirme yapmak istemidiğimiz savaş taşını yalnızca ares değil, biz de büyüttük. Ve devasa boyutlara ulaştı. Şimdi çıkıp niye savaş tanrısı sensin diye sormak biraz daha at gözlüklerinin çehresini azaltmak değil midir?

    6
  • "Acıda hazların en tatlısı saklıdır."

    2
  • @bir boş küme hikayesi, ağız dolusu güldüm. Mesaj atacaktım, fakat unutmuşum. Üzgünüm. Tam olarak nereye intikal etmemle ilgili bilgi verirseniz efenim ona göre geleceğim. Dönüyorum mesajına.

  • Çok maruz kaldığımdır. Fakat kendisiyle barıştım. Zira ben de gerçek yaşımın farkındayım, insanlar da.

    Kaldı ki herhangi birinden yaşça küçük olmanın hiyerarşiye itilme durumu çok sağlıksız.

    Gerçi hiyerarşi olması başlı başına bir sorun.



    @bir boş küme hikayesi,




    (bkz: bu da senin jenerasyondan)
    (bkz: yeni nesil çok bozdu)

    4
  • Bu şarkı sanırım benim aşil topuğum.

  • Lise hayatımın uzun döneminde hem çalıştığım, hem dershaneye gittiğim hem de okul gibi bir yükümlülüğüm olduğu için içinde bulunmuş olduğum durum. Neredeyse profesyonellik kazanmıştım zamanında. Ne günlerdi.

  • Nefret etmek fiilini çok iddialı buluyorum. Çok güçlü bir his ve her sevilmeyene lanse etmenin kişiye çok zarar vereceği kanısındayım.

    (bkz: yazarların sevmedikleri şeyler)

    Sevmediğim şeylere gelirsek, sevmediğim çok şey vardır elbet. Yine de aklıma gelenler şunlar; sürekli aynı sorunun durmaksızın sorulması, hiçbir anlam ifade etmeyen kelimeleri bir araya getirip aralıksız konuşan insan, her şeyi bildiğini düşünen ve bu konuda baskıcı olan insan, düşüncesizlik, vicdansızlık, estetik kaygısı olmayan ve zerafet yoksunu kişi, önyargı, öğrenmeye karşı gösterilen anlamsız direniş ve lüzumsuz kalabalık.

    1
  • Masa olmadığı sürece çalışamıyorum. Bunun dışında çok bir problemim olmuyor. Sanırım çalışmayı ne kadar istediğine göre değişiyor kişinin.

  • "Sen çocuk sevsen takım elbiseyle seversin", "sen bazen Şurup'la (kedi oğlum) konuşurken bakanlıkta bir iş yapıyormuş gibi hissediyorum" gibi cümleler çok duyuyorum. Ve hatta bazen ciddiyetten öleceğimi düşündüklerini de itiraf ediyorlar. Halbu ki ciddi olmam soğuk olduğum anlamına gelmiyor. Yine de açıklayamıyorum, anlatamıyorum derdimi. Sanki sevmek için ya da samimi olmak için bunları yapmamam gerekiyormuş gibi hissediyorum. Ama bu, benim. Üstelik tüm bunlara rağmen ben aslında çok çabuk bağlanabiliyorum insanlara. Uyuyacağım zaman uzun süre o gün o insanlarla iletişimimi ölçüyorum yeniden. Hata yaptığım bir şey varsa bildiriyorum en kısa zamanda. Ya da tatlı bir ısı yayılıyor bedenime. insanlarla iletişmeyi çok seviyorum. Ve onlara bir şey olacak, başlarına bir şey gelecek diye ödüm kopuyor.

    Sanırım bu itiraftan sonra bir süre azami miktarda iletişeceğim.

    5
  • Silahlarda basınç açısından daha etkili olması için üretici firmanın eklediği bir fişek yatağı.

    1

bizi takip edin

kırmızı elma sözlük © 2010 - 2015

kırmızı elma sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bağımsız bir platformdur. kırmızı elma sözlük içeriği herhangi bir ön denetimden geçmeksizin yayımlanmakta ve doğruluğu garanti edilememektedir. bu web sitesinde yaratabileceği hukuki sakıncalar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden kırmızı elma sözlük ekibi ile irtibata geçiniz. kırmızı elma sözlük dahilindeki her türlü içerik creative commons by-nc-nd koşulları altında lisanslanmıştır. içerik, kaynağı belirtilmek ve üzerinde değişiklik yapmamak koşuluyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir.
LGBT Pride


webölye web design & web programming
powered by webölye

bir takım şeyler: iletisim / şikayet / reklam - s.s.s. - istatistikler - facebook - twitter - tumblr