• 13

    başlık

  • 404

    entry

  • 6

    geçen ay

  • 6

    bu ay

  • 0

    dün

  • 3

    bugün

lisbeth salander

5. nesil yazar mesaj takip et



son 20 entry

  • aile dostu olan birisi sizi gördüğünde ilk söyleceği şey "siz bu çocuğa evde yemek yedirmiyor musunuz? çocuğum seni aç mı bırakıyorlar?" olacaktır. doğru bedende kıyafet bulmak zordur, o yüzden büyük beden kıyafetlerle tarz yaratmayı öğreniyorsunuz. vücudunuz çabuk yorulur, çok acır. şakayla kola atılan yumruğu kemiklerinizde hissedersiniz. ne kadar yemek yerseniz yiyin sanki hiç kilo alamayacakmışsınız gibi bir korkuya kapılıyorsunuz. kendinizi fiziksel anlamda korumak daha zor çünkü kendi bedeninize fiziksel anlamda güvenmiyorsunuz.

  • @balmumluolan, asıl ben yokum onu napıcaz

  • şubatın ilk haftası (aksilik çıkmazsa) tatil amaçlı istanbula gelicem, o tarihlere denk gelicek bir zirve olursa mükemmel oluuurrr :3

  • ben merak ettiğim için soruyorum ama genelde karşı taraftakiler hep bir suskun oluyor. mayın tarlasına girmek istemiyorum ama karşımdakini daha iyi tanıyabilmek için de sorasım geliyor. mesela geçen gün konuştuğum çocuğa "son ilişkinden bahsetsene" gibisinden bir soru sordum ve verdiği cevap "güzeldi fena değildi" oldu :(

    1
  • eskiden arkadaş olduğum insanların oluşturduğu ortamı ele alırsam konuşulan konular seks, koli, sevgili/eski sevgili, insan bulamama, okul içerisindeki eşcinsel insan sayısındaki kıtlık gibi konulardan ibaretti (içselleştirilmiş homofobi/bifobi/transfobi/vs.lerini de saymıyorum daha) ve o leşliğe zaten en sonunda ben tahammül edemediğim için uzaklaştım kendilerinden. "komşu komşunun külüne muhtaçtır" kafasını benimsemekle kalmayıp entrikalara dönünce artık ben bile tanıyamadım insanları. ha ben de seks gibi konular hakkında konuşmuyor muydum? evet konuşuyordum fakat o zaman diliminde çoğu konuda gerçekten tecrübesiz olduğum için söylediklerim hep lafta kalıyordu (ayrıca bu durum yüzünden birçok kez yalancılıkla suçlandım malesef)

    başlıkta bahsi geçen ortam bütün bireylerin eşcinsel veya queer olduğu bir ortam ise iyi versiyonuna denk gelmedim. yani bire birde gayet güzel fakat kalabalıklaştıkça saçmalamaya başlayan birileri mutlaka oluyor. seks konusunu açan birisi oluyorsa diğerleri de kaptırıyor kendini ister istemez. eğer heteroseksüellerin de olduğunu farz edersek genel anlamda iyilerine denk geliyorum hep. karşılıklı anlamda birbirini eğitme durumu da oluyor onu seviyorum. buradaki riskli durumsa "gay best friend" konumuna sokan insanlar, hiç haz etmediğim bir durum çünkü.

    2
  • eskiden yapardım fakat playlist olayı şarkılardan sıkılmama sebep olduğu için bıraktım. uğraşan yazarlar varsa buraya veya bana atabilirsiniz, yeni müzikler keşfetmeye çok açım şu an. bana ait değil fakat çok sevdiğim bir playlisti bırakıyorum ben de buraya:

    https://open.spotify.com/user/gracep_/playlist/1CklENJdjZCtGnHZNG8Xtb

    1
  • andré aciman - adınla çağır beni (filmi çıktı hatta; (bkz: call me by your name))

    burayı güzel eserlerle doldurmak isteyenler için up'lıyorum.

  • anlamıyor/anlayamıyor olabilirim fakat bu anlamak için uğraşmadığım anlamına gelmiyor, keşke bunu da sen anlayabilsen

    1
  • o kişi ile planlamıştım ama kısmet olmadı, aklımın bir köşesinde

  • küçük hatalarım yuvarlanıp üzerime yığıldı ve yine yalnız hissetmeye başladım. aslında yalnız olmadığımı biliyorum ama yine de insan yanında birilerini istiyor.

  • ben etrafımdaki insanlardan artık çok sıkılmaya başladım sözlük. herkes birbirini eleştiriyor, birinin arkasından dedikodusunu yapıyor. ben çok bunaldım böyle muhabbetlerden. onun saçı çok çirkinmiş, onun kıyafetleri hiç yakışmıyormuş, o çok özgüvensizmiş, şu gıcıkmış, şunların konuşma şekilleri şöyleymiş böylemiş falaaaan.... aaaaay yeteeeer! bıktım!! banane yahu banane? hadi onu geçtim size ne? milleti eleştirmek size mi düştü? başkası size yapınca hiç de hoşunuza gitmiyo valla. hepinizden bıktım usandım. bu tarz konuşmalar başladığı anda kalkıp terk edeceğim ortamı artık, bitmek bilmiyorsa da arama mesafe koyacağım artık. milletin derdinden kendime vakit ayıramıyorum gerçekten.

    2
  • ilk defa arabada seks yaptım, kısa sürmesine rağmen kendimle alakalı 2 önemli şey öğrendim. öncelikle kendimi soktuğum o endişelerin ne kadar gereksiz ve paranoyakça olduklarını anladım. ikincisi ve belki de en önemlisi de şu; sırt üstü yatarken bir an kendi vücuduma baktım ve gördüğüm manzara beni hiç rahatsız etmedi - aksine o kadar hoşuma gitti ki... hem kendimi hem de vücudumu sevmeyi öğrendim bu olay vasıtasıyla. artık kendime olan güvenim iki tık artmış durumda! çok mutluyum sözlük <3

    1
  • etiketin çıkış sebebini etiket altındaki bir tiviti alıntılayarak özetliyim sizlere; "ODTÜ Rektörlüğü'nün üniversitedeki LGBTi faaliyet-etkinliklerine getirdiği yasak ve kısıtlamalar #ODTÜdeKadınveLGBTiyeSesVer etiketiyle protesto ediliyor. Rektör Prof. Dr. M. Verşan KÖK, LGBTi topluluğunun kurulmasını sözlü olarak onaylamış ancak topluluk hala kurulabilmiş değil." (dokuz8haber tarafından)

    biliyorsunuz ankara valiliği lgbti+ temalı etkinlikleri yasakladı, buna karşılık olarak okulda romeos adında "yasaklanmış" bir film gösterimi yapılmaya çalışıldı. okul gösterimi engellemek adına önce elektrikleri kesti. daha sonra öğrenciler jeneratör bulup farklı bir mekanda filmi izlemeye çalışınca bu sefer o tarafa sürü şeklinde güvenlik görevlisi yolladılar. bu sefer öğrenciler kapılara barikat kurmak zorunda kaldılar. sonrasında sokaklara çıkıp eylem yapıldı.

    Homofobiye, Bifobiye, Transfobiye, interfobiye, Artıfobiye, Kadın Cinayetlerine, Orman katliamına karşı ses çıkar!

    3
  • 2017deki sayımı bulamadığım için en yakın olanını koyuyorum, güncellenecek

    "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, CHP istanbul milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesine verdiği cevapta, Türkiye’de şiddet gören kadınların başvurularına ilişkin sayıları açıkladı.

    Buna göre;
    Ağustos 2016 itibarıyla, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı 101, yerel yönetimlere bağlı 32, sivil toplum örgütlerine bağlı 4, toplamda 137 kadın sığınmaevi faaliyetlerine devam ediyor.

    Eylül 2016 itibarıyla Türkiye’de 49 ilde Şiddet Önleme ve izleme Merkezleri (ŞÖNiM) bulunuyor (Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Gaziantep, istanbul, izmir, Malatya, Mersin, Samsun, Şanlıurfa, Trabzon, Erzurum, Bingöl, Muş, Kilis, Elazığ, Sakarya, Kahramanmaraş, Kocaeli, Isparta, Aksaray, Kars, Sivas, Adıyaman, Zonguldak, Tekirdağ, Erzincan, Gümüşhane, Eskişehir, Çorum, Manisa, Çanakkale, Uşak, Konya, Hatay, Düzce, Burdur, Van, Osmaniye, Bartın, Hakkari, Tunceli, Amasya, Kayseri, Batman ve Yalova).

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Haziran 2016 itibarıyla toplam 7 bin 368 kadın ve 4 bin 866 çocuğun bakanlığa bağlı kadın sığınmaevlerinden hizmet aldığını söylüyor (ancak cevapta süre aralığı belirtilmiyor).

    Tanrıkulu’nun yönelttiği “Şiddet mağduru kadınlar arasında şiddet fiiline maruz kalınmasından sonra intihar eden kadın sayısı kaçtır?” sorusu ise cevapsız kaldı."

    kaynak: https://m.bianet.org/bianet/kadin/181326-turkiye-de-kac-kadin-siginmaevi-kac-sonim-var

    1
  • twitterda trend olmuştu fakat kalkmış şu an

  • kampüs cadıları sayfasından alıntıdır;

    Bugün 25 Kasım.

    57 yıl önce Dominik' te diktatör Trujillo' ya karşı özgürlük, demokasi ve barış mücadelesi verirken diktatör yandaşlarınca katledilen Mirabel Kardeşler' in yani Kelebekler' in ölüm yıldönümü.

    Bu gün, binlerce yıldır erkeklikle ve erkek egemenlerle mücadele eden kadınların, yakılan cadıların, asılan bilim kadınlarının, Amazonların, Hindistan' da tecevüzlere karşı örgütlenen Pembe Çete' nin, Karadenz' de talancıların karşısında duran Havva Ana' nın, Çilem' in, Nevin' in, Yasemin' in, Ortadoğu' da iŞID barbarlarıyla savaşan kadınların, sınırda katledilen Kader Ortakaya' nın, minibüste katledilen Özgecan' ın, Helin Palandöken' in, erkek zihniyetinin tahammülsüzlüğüyle şort giydiği bahanesiyle tekme atılan Ayşegül Terzi' nin ve bugün, bir biçimde erkek egemenliğine karşı durmak için mücadele veren tüm kadınların öfkesinin kanatlandığı gün.

    Yas değil isyan günü bugün.
    Kadınlar, Mirabel Kardeşler' in inadını, öfkesini, cüretini ve umudunu kuşanıp kanat çırpacak özgürlüğe.
    Özgürlüğe kadar, kanatlarımızı çırpmaya ve mücadele etmeye devam!

    1

bizi takip edin

kırmızı elma sözlük © 2010 - 2015

kırmızı elma sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bağımsız bir platformdur. kırmızı elma sözlük içeriği herhangi bir ön denetimden geçmeksizin yayımlanmakta ve doğruluğu garanti edilememektedir. bu web sitesinde yaratabileceği hukuki sakıncalar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden kırmızı elma sözlük ekibi ile irtibata geçiniz. kırmızı elma sözlük dahilindeki her türlü içerik creative commons by-nc-nd koşulları altında lisanslanmıştır. içerik, kaynağı belirtilmek ve üzerinde değişiklik yapmamak koşuluyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir.
LGBT Pride


webölye web design & web programming
powered by webölye

bir takım şeyler: iletisim / şikayet / reklam - s.s.s. - istatistikler - facebook - twitter - tumblr