• 1

    başlık

  • 218

    entry

  • 68

    geçen ay

  • 25

    bu ay

  • 1

    dün

  • 3

    bugün

lisbeth salander

5. nesil yazar mesaj takip et

serving some gay realness~



son 20 entry

  • tik/alışkanlık haline gelebiliyor, yapmayın. dişler için zararlı.

  • lise bittiği zaman bunun sayesinde elimde bayağı para kalmıştı, evde tefecilik yapıyordum herkesin borcu vardı bana - hala var hatta dfgdfgdf

    2
  • demin arkadaşım gösterdi. gerçekten epic fail dlflvşbş

    1
  • arkadaşımla gizlice farklı bir şehire geldim oradan başka bir şehre daha gittik. ben bu iki gün içerisinde bırakın koli bulmayı yediğim midye dolmalar yüzünden ishal acısı çekerken arkadaşım yan odada saatlerce sevişti. hatta bir ara salona su içmeye geldim yanımda sevişmeye devam ettiler bense karın ağrımdan ölücek gibi oldum. dımdızlak kaldım öyle falan, yine yalnızları oynuyorum.

    3
  • sadece salata yiyerek diyet yaptığınızı sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz, spor yapın spor

    2
  • en güzel çözüm yolu yeni serilmiş soğuk çarşafların üzerine ince kıyafetlerle yatıp dinlenmek veya sadece sigara içmek

  • o kadar yalnızım ki yaşlı insanlar gibi sadece yatıp dinlenmeye çalışıyorum, iç huzur falan...

    2
  • asla... benden uzak dursun dublajlı filmler. film isterse çince olsun yine orjinal dilinde izlemem lazım yoksa dayanamıyorum kapatıyorum filmi.

    2
  • filmin başında kuşbakışı olarak önce hareket eden bir koyun sürüsünü daha sonra şehir içerisinde işine koşuşturan insan kalabalığını gösteriyor, yeterince özetlemiş bence. filmi siyaset bilimi öğrencilerine seminer diye izletmiştiler ben de öylesine gitmiştim, güzeldi. fabrika sahneleri için (bkz: 1984)

    1
  • karşımdaki insan bu konuda hata yaparsa yazdığı anlaşılır olduğu sürece sıkıntı etmem. gidip "aa bak şunu yanlış yazmışsın" demem zaten fakat ben yazarken istemsizce "umarım yanlış yazmamışımdır, eğer yanlış yazarsam kesin benimle dalga geçecek" gibi saçma bir anksiyete paniğine kapılıyorum.

    1
  • bireyin kendi tercihi sonucu veya tıbbi bir sebep gerekliyse olunmalı. toplum ve aile baskısı sonucunda sünnet olmak bireyin kendi vücudu hakkında karar verme yetisini zedeler ve gelenek adı altında aklında "olması gereken buymuş madem, yapılsın o zaman" mentalitesini kurar ve ileride başka durumlarda da bu yeti harekete geçerek oğlan çocuğu ileride taşladığımız türk erkeğine dönüşür. mentalitesi aktive olduğu anda "olması gereken bu, o zaman ne olursa olsun elde etmeliyim" der ve sonucu kötü olacaksa bile kendini durdurmaz.

    sünnet sadece bireyin vücuduna yapılan bir istismar değil aynı zamanda bir korkutma aletidir. çocuk sünnet olmadığı zamanlarda "eğer bunu yapmazsan pipini kestirtiriz" gibi şantajlarla manipüle edilebilir (bu durum gerçekten başıma geldi bu arada, ablam beni sürekli eliyle makas hareketi yaparak korkuturdu)

    sünnet düğünleri anlamsız hadiselerden biri, tıpkı kalabalığın önünde yapılan sünnetler gibi. bunu insanlara bangır bangır duyurmanın sebebi ne peki? pipinin önemi mi? oğlanın artık "erkek adam" oluşu mu? çocuğun standart erkek tiplemesine yavaş yavaş sokulmaya başlanılması mı? bence cevap hepsi. eğer birine "neden sünnet var?" diye sorarsanız size büyük olasılıkla geleneklerimizde bunun olduğundan bahsedecektir, ara sıra da "sünnetsiz pipinin sağlıksız oluşu" ile alakalı bir şeyler söylecektir. eğer sünnetsiz olmak sağlık sorunu yaratıyorsa bu kadar sünnetsiz insana nasıl bir şey olmuyor? gelenek konusuna gelecek olursak... (bkz: ataerki)

    2
  • türk erkeği türk kadınına bok atmayı sever çünkü rahatça bok atabileceği (ve bundan paçayı kurtarabileceği) tek birey türk kadınıdır. fakat bu durum türk kadınının ezikliğinin göstergesi falan değildir - aksine gücüdür. çünkü türk kadını türk erkeğine sürekli direnir, onunla mücadele eder. normlar erkeği o kadar yüceltir ki o kadınlar için değil kadınlar onun için çırpınmalıdır, peşinden koşmalı, pipisi için mücadele etmelidir. gerçekte ise senaryo şöyledir; erkek kadınların peşinden koşar, sürekli teklif ve ısrar eder, reddedildikçe sorunun kendisinde olduğunu kabullenemez ve bunu kadınların üzerine yıkar.

    şu durumu da unutmamak lazımdır ki türk erkeği türk kadınına atmaya çalıştığı bokları bir rus,fransız,alman,vs.. kadınına atmakla uğraşmaz çünkü;
    1-ilk başta bu insanların türk erkeği ile mücadele etmesini gerektirecek bir durum yoktur.
    2-varolan "genelev-gece kulübü kültürü" sebebiyle istediği seksi parayla elde edebilir.
    3-onların geldiği toplumların yapıları bizimkine göre daha sağlam olduğu için kadın bir birey olarak değerinin daha farkında ve bilincindedir bu sebeple kendisini sadece benliği yüzünden değil topluma, hukuğa, kültüre dayanarak da savunabilir. böylece erkek sadece etrafındaki geleneksel türk kadını yapısına bakarak üstünlüğünü koyamaz.
    4-yabancı kadınlar onun gözünde "gavur çağdaşlığı" sayesinde entellektüelliği ile erkeği ezebilecek konumdadır ve bu durum kendisi için korkutucudur.

    ayrıca bir kadının yaptığı her harekete evire çevire bir laf uydurmakta üstlerine yoktur. eğer "bir erkeği tahrik edecek kadar (!)" açık giyinirse yollu, çok kapalıysa namusçu, seks yapıyorsa orospu, yapmıyorsa kezban, makyaj yapıyorsa "ben makyajlı kızları sevmiyorum, sabahki halleri öyle olmuyo .s", makyaj yapmıyorsa "e biraz bakımlı ol, bıyıklı kezban, çirkin, tipsiz", konuşkansa "eee dırdırdır kadınlar hiç susmuyo, hep aynısınız", sessizse "ee kız gibi sustun" ve bitmeyen diğer örnekler.......

    sorunu çözebilmek için sadece toplumsal yapıya değil aile, eğitim, sosyal yaşam, kültür, din, medya gibi alanlara girilmeli. "ama bizim örf, adet ve geleneklerimiz böyleee" gibi bir orta çağ zihniyeti ile bir yerlere varamayız zaten.

    2
  • @balmumluolan,
    -minnnoooooooşşşşş
    -ya ben seni yerim
    -böyle gözüktüğüme bakmayın aslında çok minnoş bir insanımdır
    -ben yine çocukken... *başına gelen kaza hikayelerini anlatmaya başlar*
    @white russian,
    -ben seni çok seviyorum sen de beni seviyor musun?
    -yaaaaaaaaaaaaaaaağğ *gülme sesi*
    -size çocukluğumdan bir hikaye anlatıyim mi?
    @merc,
    -bensiz gıybet mi yapıyonuz kaltaklar?
    -rujum nasıl olmuş?
    -sevgilim arıyo bi dk
    -yeni çoraplarım ve pijamam nasııııl?
    -lisbeth sence ne pişirsem bugün?
    @begimay,
    -ampam beeeee helal *kıkırdama sesi*
    -ampalar bu kadın kim bi baksanıza
    -*mavi kovayı bilen bilir*
    @yumiyum,
    -ampa geçen yine bi zenciyle buluştum anlatıyorum bi dk
    -artık interneti bağlattırdım arkadaşlar

    özlemişim yahu, bu derslerim yüzünden vakit bulamıyorum ama denk getirmeye çalışacağım <3

    7
  • benim hoşuma giden bir kitaptı, uzun zaman önce okuduğum için unuttuğum kısımlar oldu ve 2. kitabı bekleyene kadar hevesim kaçtığı için seriye devam etmedim. açlık oyunlarına benzetenler olmuştu bu kitabı, "büyük bir arena içinde hayatta kalmak için savaşmak" olarak düşünürsek benziyorlar evet fakat kızıl isyan daha acımasız, vahşi, insanın savaş vakti doğasını ortaya çıkaran ve açlık oyunlarının aksine hiyerarşinin sadece para ile değil ırk üzerinden de yapıldığı bir roman. hatta insanlar böyle renklere göre sınıflandırılmıştılar. bizim ana karakterimiz kızıl renkte ve marsta yaşıyor (ve orada çalıştırılıyorlar), pembeler seks işçiliği ve kölelik, griler güvenlikti sanırım, obsidyen, sarı, yeşil, mavi, altın vs... gidiyor öyle.

    2
  • https://www.youtube.com/watch?v=V2LMJSD6srY

    björk - mutual core (matthew herbert's teutonic plates mix)

    björk'ü geç keşfetmiş olmama üzülüyorum biraz :(

    1

bizi takip edin

kırmızı elma sözlük © 2010 - 2015

kırmızı elma sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bağımsız bir platformdur. kırmızı elma sözlük içeriği herhangi bir ön denetimden geçmeksizin yayımlanmakta ve doğruluğu garanti edilememektedir. bu web sitesinde yaratabileceği hukuki sakıncalar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden kırmızı elma sözlük ekibi ile irtibata geçiniz. kırmızı elma sözlük dahilindeki her türlü içerik creative commons by-nc-nd koşulları altında lisanslanmıştır. içerik, kaynağı belirtilmek ve üzerinde değişiklik yapmamak koşuluyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir.
LGBT Pride


webölye web design & web programming
powered by webölye

bir takım şeyler: iletisim / şikayet / reklam - s.s.s. - istatistikler - facebook - twitter - tumblr