• 292

    başlık

  • 1808

    entry

  • 0

    geçen ay

  • 0

    bu ay

  • 0

    dün

  • 0

    bugün

ikinci el histeri alinir

3. nesil zombi mesaj takip et



son 20 entry

  • nous, ikinci el histeri alinir ve nedir ki... nicklerini zombiler misin?

    kendimizi zombileme butonu olsun demistim! bak kendi istegimizle olemiyoruz bile. ah basima gelenler (:

    ampa bas butona.

    dit: duydum ki yapmam demissin de o yuzden sey ettim. hadi gayri.

    2
  • (bkz: kadınların bağı kopmuş) ile veda etsem yeter dedimdi, ama olmaz kendi mektubumu yazarim ben. boylesine dinamik her an soylediklerimizin degerini olcebildigimiz, kendi deger sistemimizi yarattigimiz bir yapiyi boyle birakmak istemezdim. zaten bi suredir de cok yazmiyordum. ayrilma entrysi bu geceye nasipmis.

    a desem, aaa desem
    http://www.youtube.com/watch?v=NZz5Y7QBX3U

    yas meselesi ilk mevzu bahis oldugunda adadaki kadin'in gitmemesi icin nice entry yazilmisti. o zaman gitmemisti. genel af konusu ile tekrar konu acildi. cok guzel. havva kadin aciklama yapti. 18 yas kurali adadaki de dahil herkes icin gecerlidir dedi. harika. bu konuda kimse sozlugun basina bela acilmasini isteyecek degildi elbet. ama kadinlarin da anlatmaya calistigi bir sey vardi. nedir ki... eger yazan bir kadin bu sozlukten giderse ben de bohcami toplar yola koyulurum dedi. ben -histeri- bu yasal durum cozulmeli ama su an yazan kimse gonderilmemeli dedim. kayip sehir de ayni sekilde oyle bi durumda kendisinin de gidecegini soyledi. bunlari oralara imza attik, simdi yapicaz diye tekrar hatirlatmiyorum. hatirlatmamin sebebi sudur: butun bu itirazlara ve bi dakikaa'lara ragmen kimseyle konusmadan adadaki'ni caylak etmek demek bu yazarlarin soylediklerini de es gecmek demektir. eger cat diye adadaki'ni caylak ediyorsaniz o entryleri de okumamissiniz, bizim hassasiyetimizi de sadece bir "amaan bunlar da ampalarina prenses muamelesi cekiyor"a indirgemissiniz demektir. anlayissiz diyip gecmissiniz demektir.

    oyle degil be ampa. bir sorsaydiniz. biz de hep beraber el birligi ile bir yol bulsaydik. aciklama istedim, yine maddeleri siraliyorsunuz. cok afedersiniz ama biz aptal miyiz? "yasak kardesim" demeden once ben neden bunu defalarca sordum bi merak etmez misiniz? bu karar sadece adadakini gonderme karari degil, karara ortak olmak isteyenleri de yok sayan bir hamledir. siz her sey vatan icin diyorsunuz, biz de askere gitmem demis oluyoruz bu durumda. cok guzel. ne yazik ki tartisma bu kadar gereksiz bir noktaya vardi.

    benim ayrilma kararimla ilgili baska sebepler de var, okumak isteyenler icin yazmak borcumdur.
    sozluk degistigini, donustugunu bir turlu kabul etmek istemedi. erkeklerle ilgili ciddi problem var dendiginde "ama o erkekler birinci nesil ve eski entrylerine bakarsan neler neler yazdilar bu sozluge" dendi. 1. ve 2. nesillerin sozlugu olarak kaldi bu sozluk. uzgunum.

    sozlugun acilis gunlerine taniklik edemedigim icin gec kalmis hissettigim cok oldu. tutturulan bir dil vardi. hala da kullanilan "ampa, ammak, sikine koymak..." gibi deyimlerin de kanitladigi gibi kolay olmayan bir sey basarildi ve biliyorum ki bu ilk nesillerin heyecani, dostlugu, yoldasligi ile mumkundu. oyle "Tamam oturdu bu dil" demek de kolay degil zaman istiyordu. ama belki de sozlugun yapabildigi sadece bu olarak kaldi uzun sure. baska bir paylasima, ilerlemeye kapandikca kapandi sol cerceve. mesela bir ornek. cinsel saldiri konusu. konusuldu mu saniyoruz? her tecavuz haberinin altina "bunlar insanliktan cikmis" yaziyoruz, biri cinsel saldiri ile ilgili bir hikaye paylastiginda onu dinliyoruz, ama konusmaktan hala kaciniyoruz. hala "amaan yine mi taciz tecavuz" diyoruz. bugun haberturk cem garipoglu ile roportaj yapti dinmeyen kadin cinayetleriyle dalga gecer gibi o pisligin 34 yasina gelince hapisten cikinca gerceklestirmek istedigi hayalleri okuttu bize. ee diyeceksiniz konuyla ilgisi ne? biz kalkmis neyi tartisiyoruz sozlukte. su an ben bile vakit kaybediyor gibi hissediyorum cunku. sokakta cem sen 34 yasina gelemeyeceksin diye bagirmak istiyorum cunku.

    xx'in gidisi de benim icin cok onemli bi donum noktasidir. olen erkekleri gordugum zaman uzulmuyorum dedi alti ustu. o kadar uzerine gidilmesini asla anlamadim. evet usluplar sonra cok bozuldu, hakaretler havalarda ucustu, bunu da en basta da xx yapti, ama tartismaya katilan cogu yazar da bel alti vurdu bi sure sonra, hakaretlerini esirgemedi. xx'in gidisinden kalan bu enkaz hic kaldirilmadi. sonra vivienne gitti, sonra tanterosa gitti... ikisinin gidisi de "sevdigim yazarlar gitti uzuldum'den cok oteydi benim icin. neden nasil bir yilginlikla gittiklerini biliyordum cunku. yazdiklari entryler ya cok agdali, ya cok ayarli, ya da cok bilincli bulunuyordu. onun disinda bir elestiri yapici olarak yapilmadi. haa dersiniz ki bu sozluk en cok "bilincsiz" kadinlara ulasmali. haklisiniz. hadi bakalim, bilincsiz kadinlari tayin edin o zaman. ben vazgectim.

    ha bu arada evladiyelik arada derede sosyopat ergen feministler basligi acti. atlamayayim. o basligi ellemeyin, silinmesinden yanaydim ama aslinda bir anittir sozluk icin. yorumsuz.

    sozluge elestirilerimi icerden ince ince yapici olmaya calisarak da yaptim yeri geldikce. o yuzden cok uzatmayayim. benim icin gitsem de sunlari sunlari yazmadan gitmeyeyim dedigim halde bu gece hayir gidiyorum kararini almamdaki asil neden elbette adadaki'nin artik yazmayacak olmasidir. kimseyi onu gondermekle suclamiyorum. kimsenin onun gidisini istemedigine inaniyorum, inanmak istiyorum. ama bu bag -itiraz, dinleyin, okuyun cagrilari ile anlatilmaya calisilan bag- gormezden gelinemezdi, bunu kabul etmiyorum.

    son olarak, burda tanistigim, hallestigim butun kaltaklara gulumseyerek elimi uzatiyorum. elbette kopmayacagiz.
    hoscakalin.
    http://www.youtube.com/watch?v=yhs_ZpZnp7M

  • bilmem hatirlar misin, adadaki ile ilgili ilk tartisma ciktiginda sana defalarca soru sorulmustu, cunku ona veda mektubunu yaz hadi bakalim diyen sendin -gorec icabi elbette, sen de bir emir kulusun, lafimiz yok. simdi eger o zaman cevaplasaydin bu sorun o zaman cozulebilirdi diyor ve huzularindan cekiliyorum.

    1
  • havva anlayisliyim. inan ben de bu sozlugu bi yildir cok onemsiyorum. basimizin derde girmesini ben de istemiyorum. ne diyeyim ki. avukatimiz yoksa bulmak icin elimden geleni yapardim, simdi ogreniyorum olmadigini.

    herkes yasini nerden bilecek biz entryleri silersek, simdiye kadar olan nesiller bilsin ne cikar? surda neler anlatiliyor neler yaziliyor bazen, onlar unutulmuyor mu? kim kotu niyetli cikip da ben bu yazarin yasini biliyorum diyecekti?

    adadakinin verdigi guc, ondan aldigim destek ve kurdugum iletisim sozlugun benim icin en guzel hediyelerinden biriydi. bu mesele en azindan bizle onun gitmesine kesinlikle razi gelmeyenlerle daha uzun tartisilabilirdi.

    anlayissizimdir belki. oyle ya da boyle benim sozlukteki hevesim tamamen kacti.

    su entryimi kotuleyen kaltak, derdin ne, benle konus yalvaririm.

  • havva, hayir aciklama yapmadan olamaz. bu kadar yazar itiraz ederken olamaz. ha tabii ki olabilirmis, gorduk. sen yonetim olarak olabilri dersin, olur biter. oldu da zaten.

    maddeleri okuyorum, anliyorum, biliyorum. ben onun yasini saklayamaz miydik bu entryler hemen silinseydi, olmaz miydi diye sordum. benden once dirmit onermisti taaa ne zaman. bu sorunun cevabini alabilir miyim?

    tesekkurler.

    dirmitin entrysi suydu: #598650

    1
  • boyle bir karar olamaz.

    istenirse her yerden zorunlu olarak acikladigi yasini belirten entryler silinir, herkes de unuturdu. bu kadar mi zordu? neden bu yol tercih edilmedi anlamadim. aciklama talep edebilir miyim?

    1
  • ya yok. bi dakka onu demek istemedim. ya hep ya hic degil. ozluyoruz, yazilarini gormek istiyoruz ondan dedim. ask olsun, asklar olsun. kaltak.

    1
  • ilginc bir bulusma olmus mitolojik. ben de okumadan duramadim :) edepsiz bir yazar-"bekaret kontrolu" icin muayene olmaya giden yalniz bir kadin ve bir hemsire.

  • "birinin kendini saklaması" (erkek ya da kadın) cinsiyetçiliğin değil mülkiyetçiliğin gerçekten de et kemik bulmuş halidir.

    bence her zaman degildir.

    saklambac entrysini ben acmadim. mesaj hepimize bence. ben aldim. sen de almissin. dersimiz bitti ;)

    kezban hep yaz, daha cok gel. boyle arada gelince olmuyor.

  • ibne dostu diyebiliriz. erkekten bozma diyebiliriz. bişi yerine baska bişi olsa diye dusundum de.

  • nerissa cevap vermis, acik adresi de yazayim: Sosyalist Feminist Kolektif Tel sokak. No.20/3 Beyoğlu (Huzur Otopark karsisi)

  • sozlukle gune tartisarak basla :)
    yahu ne kadar buyumus tartisma. ben saklamak yerine beklemek diyince daha iyi anladigimi yazmak istemistim. kezban, ataerki ifadelerde degil, aramizdaki bagda daha cok. birbirimize dokunmamaya karsilikli sorusmamaya yemin etmisiz sanir karsidan okuyan. pisst, okur, ses ver, yakicam cirani!

    birini beklemek derken mesela kavga etmeyi bekledim, ayrilmak icin bekledim, sevismek icin bekledim, konusmak icin bekledim. beklemek, o ana beklentiyle girmek demek olmayabilir illa ki. bazen baska bir sey yapmadigimizi bile dusunuyorum. saklamak mi dersiniz beklemek mi iste neyse. yankilanmak da olur. birine kendini yankilamak

  • kendini saklamak diyince benim aklima da tursu gelmisti. birini beklemektir belki o.

  • hava buz gibi. caylari servise devam.

    ----

    Kadın Gruplarina Çagri!

    7 Aralik Cuma günü ADLi TIP HAKKINDA SUÇ DUYURUSU YAPMAYI BERABER ÖRGÜTLEYELiM Mi?

    Toplantı tarihi. 4 Aralik Sali Saat 19.00

    Yer. SFK

    GÖREViNi iHMAL EDEREK EKSiK RAPOR GÖNDEREN VE TECAVÜZ DAVALARINDA BERAATE SEBEP OLAN ADLi TIP KURUMU HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMAK iÇiN ANKARA, iZMiR, ADANA, iSTANBUL…EŞZAMANLI EYLEM ONERISI

    Ankara toplu tecavüz davasında eksik test yaparak görevini ihmal eden Ankara Adli Tıp kurumu ve 2 yıl boyunca rapor göndermeyerek görevini ihmal eden istanbul Adli Tıp kurumu hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz..

    Taciz-tecavüz davalarındaki adaletsiz yargılamalara, adli tıp kurumunun ihmallerine ve tecavüzcülerin nerdeyse her davada salıverilmesine hepbirlikte

    ARTIK YETER! diyelim...

    dava detayları:

    12 Haziran 2008 tarihinde cinsel şiddete karşı kadın platformu üyesi de olan bir arkadaşımız, içkisine ilaç katılması suretiyle toplu tecavüze maruz bırakıldı. Ertesi gün savcılığa “içkiye yabancı madde katılması” sebebiyle başvuran arkadaşımızın hem saldırganlarla, hem de eril hukuk sistemiyle mücadelesi 5 yıldır sürmektedir.

    27.09.2012 tarihindeki son duruşmada; sperm örneği, saldırganlardan birinin cinsel ilişkiye girdiğine dair kabulü, 4ten fazla tanığın, olayın akabinde arkadaşımızın bilinçsiz, konuşamaz ve motor hareketlerini kontrol edemez halde gördüklerine dair yeminli beyanları ve ruh sağlığının bozulduğuna dair birden fazla rapor bulunmasına rağmen, tecavüz sanıklarına beraat kararı çıktığını öğrendik.

    5 yıllık dava sürecinde;

    ·Savcılık kadının beyanını esas almayarak, kadın içkisine ilaç katıldığını ifade etmesine rağmen suç duyurusunun hemen akabinde deliller henüz karartılmamışken ev araması yapmamış ve delillerin karartılmasına izin vererek görevini ihmal etmiştir.
    ·Mayıs 2009’dan Temmuz 2011’e kadar, istanbul Adli Tıp Kurumu’ndan rapor beklenmiştir. istanbul Adli Tıp Kurumu 2 yıl boyunca rapor göndermeyerek görevini zamanında ve eksiksiz yapmamış ve ihmal etmiştir.
    ·Ankara Adli Tıp Kurumu idrar örneği almayarak ve sadece Ankara Adli Tıp Laboratuarının sistematiğinde bulunan maddeleri araştırıp, Adli Tıp sistematiğinde yer alan maddeleri araştırmayarak görevini ihmal etmiştir. Yalnızca 5 ml kan örneği üzerinde ve yalnızca tek bir yöntem ile araştırma yapılmış, bu durum istanbul Adli tıp kurumunun raporunda da "toksikoloji raporunda eksiklik” olarak nitelenmiştir..

    ·istanbul Adli Tıp Kurumu açık ve seçik bir dille Ankara Adli Tıp Kurumunun eksik inceleme ve araştırma yaptığını belirtirken, erkek Mahkeme delil yetersizliğinden sanıkların beraatine karar vermiştir.

    ·Tecavüzcü erkekleri beraat ettirmek için erkek dayanışması ve güçbirliği sergilenmiş, bir tecavüz davası daha, onlarca diğeri gibi “delil yetersizliği” YALANIYLA birlikte beraatle sonuçlanmış

    1
  • yuvarlak delikanlı kadın gibi adamların sözlüğü
    cok yakinda sosyal medya yumusayacak!

bizi takip edin

kırmızı elma sözlük © 2010 - 2015

kırmızı elma sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bağımsız bir platformdur. kırmızı elma sözlük içeriği herhangi bir ön denetimden geçmeksizin yayımlanmakta ve doğruluğu garanti edilememektedir. bu web sitesinde yaratabileceği hukuki sakıncalar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden kırmızı elma sözlük ekibi ile irtibata geçiniz. kırmızı elma sözlük dahilindeki her türlü içerik creative commons by-nc-nd koşulları altında lisanslanmıştır. içerik, kaynağı belirtilmek ve üzerinde değişiklik yapmamak koşuluyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir.
LGBT Pride


webölye web design & web programming
powered by webölye

bir takım şeyler: iletisim / şikayet / reklam - s.s.s. - istatistikler - facebook - twitter - tumblr