• 17

    başlık

  • 592

    entry

  • 92

    geçen ay

  • 108

    bu ay

  • 1

    dün

  • 2

    bugün

begimay

5. nesil moderatör mesaj takip et



son 20 entry

  • bu entry sakıncalı olabilir.
    yine de görmek istiyorsanız giriş yapın ya da kayıt olun.

  • çirkinliğimin dürüst ve hoşa giden bir yanı var. Ve bana güzelliğimden daha çok yakışıyor.

    6
  • annem banyodan bana seslenir

    a: kız sepette hiç sutyenin yok. her gün yıkanıyon çıkarmıyon mu sutyeni?
    b: yoo
    a: temiz bedenine tekrar kirli sutyeni mi giyiyorsun?
    b: ne alakası var anne.
    a: ee nerde siyah sutyenlerin
    b: sutyen takmıyorum ki.
    a: o_o

    4
  • melankoli herkesin dilinde dolaşan bir kelime değildir. fakat ona daha fazla önem vermeliyiz. hatta zaman zaman onun peşinden koşmalıyız. melankoli yaşamın doğası gereği zor ve ıstırabın ve hayal kırıklığının evrensel deneyiminin merkezinde olduğu olgusuna açık olduğumuzda ortaya ortaya çıkan üzüntünün bir türüdür. melankoli iyileştirilmesi gereken bir rahatsızlık değildir. modern toplum canlılığı ve neşeliliği vurgulama eğilimdedir. fakat gerçekliğin çoğu zaman keder ve ziyan olduğunu kabul etmemiz gerekir. iyi yaşam üzüntüye bağışıklığı olan değil ıstırabın gelişimimize katkıda bulunduğu bir yaşamdır. melankoli kelimesi gerektiği gibi kullanılmaz. tatsız ve bedbaht anlamına gelmez. dünyanın ahmaklıkla ve aç gözlülükle dolu olduğu içsel huzuru bulmanın nadir olduğu; sevdiklerimizde rahatça yaşamanın zor olduğu; hem finansal olarak getirisi bol, hem de manevi açıdan mutluluk veren bir kariyere sahip olmanın pek olası olmadığı; pek çok düzgün insanın çok zor zamanlar geçirdiği olgularını sinirlenmeden kavramak anlamına gelir. çoğu zaman üzüntü çok anlamlıdır. bir şeyleri çok geç öğreniyoruz. yıllarınızı harcadınız, herkes harcadı. pişmanlıktan yalnızca hayal gücünüzü kapatarak kaçınabilirsiniz. melankolik tutumun bilgeliği acı, öfkeli tutumun aksine acıların yalnızca sizinle alakalı olmadığını, dışlanmadığınızı ıstırabınızın insanlığın geneline ait olduğunu anlamakta yatar. buna tümüyle kulak vermek daha şefkatli ve daha az kinci olmak demektir. melankoli bizi umutsuz kılmamalıdır. aksine daha bağışlayıcı, nazik olmamızı ve hala zaman varken gerçekten önemli olana odaklanmamızı sağlamalıdır.

    -alıntıdır-

    kısaca melankoli bir üst kimliğe taşımaktır benliği. tam da benim içinde bulunduğum oluşumun açıklaması budur.

    2
  • en son ne zaman mektup aldım hatırlamıyorum. posta kutusunu kontrol etmek için bir nedenin olması yaşam inancını güçlendiriyor. madem o neden hiç uğramıyor bu taraflara, o halde ben yazayım herkese mektup. çünkü sevginin kağıtta da gösterilebileceğini bilmeyen insanlara inandırmak istiyorum. gerçek olup olmadığını bilmediğin bir insanı düşünerek, söylemeye ihtiyaç duyduğun hisleri yazmak hiç de kolay değildir. yine de çabalamaya değer. siz şu filmi izlerken ben yarım kalan mektubu tamamlayayım.

    Letters to Juliet - Aşk Mektupları

    3
  • @sendebirfanisinleyla, ampa roxanne'yi eklemeyi unutmuşum. anımsattığın teşekkür ederim <3 istanbul'daki mekanları da toparlayıp yazacağım.

  • sözlüğün güzel çiçekleri hangi ilde hangi lgbti mekanları var bilenler girip bilgi verirse o civarda yaşayanlar için bilgilendirici olur. ankara için bildiğim mekanlar;
    -Acme
    -Araftafaray
    -Şaman
    -Ardıç Kitabevi
    -Eskiyeni
    -Nefes
    -Fikrim
    -Telwe
    -Planet (ankara'nın tek kadınlara özel bar)
    -Sixtiees (ankara'nın tek geylere özel bar)

    4
  • @yusufcuk, ampa morluk için çözüm :)

    morluk

    4
  • feminizm derneğinin basın açıklaması,

    Demokratik toplumsal haklarımızın her gün baskılandığı, sekteye uğradığı, engellendiği bir ülkede, çalışma hakkı, barınma hakkı, özgürlüğü, güvenliği ve hatta yaşama hakkı her gün elinden alınan kadın ve lgbti+ bireyler olarak, hak ve özgürlüklerimizin tamamen kaybolmasına neden olacak anayasa ve rejim değişikliği dayatmasına hayır diyoruz.

    Meclisten geçirilmeye çalışılıp başarılamayan tecavüz yasalarının, ‘boşanmaları engelleme’ adı altında baskı, şiddet ve tacizi meşrulaştıran yasaların tek bir kişinin iradesine bırakılarak hayatlarımıza yasalar halinde zincirler vurmasına hayır diyoruz.

    Çocukların evlendirilmesinin, tecavüzcülerin aklanmasının, kadına ve LGBTi+ bireylere karşı sistematik ve politik şiddet, taciz ve katliamların süregelmesinin, faillerin cezasız kalmasının ve hatta bu durumun devamlılığının yasalarla korunma altına alınmasının karşısında durabilmek için Hayır diyoruz.

    Son 15 yıllık AKP iktidarı boyunca 14 bin kadın cinayeti gerçekleşti. Kadına karşı şiddet yüzde 1400 arttı. Cinsel taciz vakaları yüzde 450;çocuklara yönelik cinsel istismar yüzde 430 artış gösterdi. AKP iktidarı boyunca kadınlar ve LGBTi+ hiç olmadığı kadar şiddet gördü, katledildi, yok sayıldı. Şimdi hayatlarımız için HAyır diyoruz.

    Trans ve natrans kadınların ne zaman nerde nasıl davranacaklarına, hangi işlerde çalışacaklarına, çalışıp çalışmayacaklarına, gülüp gülmeyeceklerine, gülerlerse nasıl güleceklerine, ne giyip ne giymeyeceklerine, hangi saatlerde sokakta olabileceklerine, çocuk yapıp yapmayacaklarına hatta kaç çocuk yapacaklarına, hamile kadınların kendi bedenleri üzerindeki haklarına, lgbti+ bireylerin ilişkilerine, evliliklerine, yaşam tarzlarına ve hatta varolup olmayacaklarına tamamen kendi çağ dışı zihniyetleri doğrultusunda karar verme hakkını kendinde gören eril zihniyetin eline, bizler hakkındaki tüm bu kararlarını tek başlarına uygulamaya geçirme yetkisi vermemek için HAYır diyoruz.

    Tarih boyunca otoriter ve baskıcı rejimlerden en çok zarar görenler kadınlar olmuşlardır. Bu durum anayasa ile tüm yetkilerin tek bir kişide toplanmasıyla yine tekrar edecektir. Mevcut durumda bile her gün her dakika toplumsal cinsiyet baskısıyla, tacizle, şiddetle boğuşan tüm kadın ve LGBTi+ bireyler, bu baskı ve şiddeti daha yoğun yaşayacak, eril zihniyetin sınırsız yetkilerle hüküm sürmesini, üzerlerinde bir balyoz gibi hissedeceklerdir. Şu anda bile gerek sivil toplum kuruluşlarının, gerek gazetecilerin, gerek kadın siyasetçilerin maruz kaldığı baskılar toplumsal mevcut ve gelecek toplumsal baskıların bir yansımasıdır. Uygar ve demokratik toplumlarda böyle büyük bir anayasa değişikliğinin halkın bağımsız örgütlenmeleri olan sivil toplum kuruluşlarından bağımsız tartışılamayacağını buradan meclise de hatırlatıyoruz. Ve soruyoruz: Her birimizin en temel hak ve özgürlükleri üzerinde bu kadar geniş kapsamlı bir irade değişikliği üzerinde nasıl oluyor da STK’ları ve bu STK’ların temsil ettiği toplumsal kimlikleri dışlayarak karar alabiliyorsunuz? Söz hakkımızın salt sandığa indirgendiği bu dayatmaya HAYır diyoruz.

    Özgürlük, eşitlik ve adalet; tek bir insanın inisiyatifine terk edilemeyecek kadar önemli haklardır ve trans/natrans tüm kadınlar bu hakları için mücadele etmeli, bu hakları ve kendi kaderlerini eril zihniyetlerin insafına bırakmamalıdır. Mevcut siyasal iktidarın kadına ve lgbti+ bireylere karşı bakışı 15 yıldır değişmeden erilliğini sürdürmüş ve bunu her fırsatta sözleri ve eylemleriyle göstermiştir. Bu eril iktidar söylemlerinin toplumsal dışavurumu, gerek trans gerek natrans kadınların sistematik olarak hedef gösterilmeleri, şiddete, taciz ve tecavüze ve katliamlara maruz kalmaları şeklinde tezahür etmektedir. Bugün anayasa değişikliğinin kabulü halinde ‘ucu bana dokunmaz’ diye düşünen kadınlarımızın da, yarın bir başkasının tek kişilik iktidarında şimdiden öngörülemeyecek sonuçlar yaşayabileceklerini ve tarih önünde sorumlu olacaklarını hatırlatmak istiyoruz.

    Aydınlık bir ülkede, huzur, güven ve barış içerisinde yaşamak tüm insanların hakkıdır ve bu hak hiçbir ‘tek adam’ rejimine devredilemeyecek kadar elzemdir. Bizler feministler olarak kadın, erkek, lgbti+ ayırmaksızın tüm gücümüzle bu hakkımıza sahip çıkmak için hayır diyoruz!

    7
  • Bu yıl gerçekleşecek olan onur yürüyüşü tanıtım videosu "gel yanıma"

    https://youtu.be/eccVHdEQmb4

    Tabii ki de yanına geleceğim!

    1
  • aristoteles, yalnızca erdemli insanların arkadaşlıklarını bozulmayacağını, sağlam bir temel üzerinde arkadaşlığın süreceğini, savunmuş. yaşlıların kendilerine fayda sağlayabileceği arkadaşlıklar seçerken, gençlerin en kısa sürede keyif verebilecekleri arkadaşlar edindiğini, söyler. "insan, doğası gereği sosyal bir hayvandır ve varlığının en yüksek anlatımı arkadaşlıkta bulur," diyen aristoteles'in düsturundan yola çıkarak;

    -zevk için arkadaşlık
    -fayda için arkadaşlık
    -erdem için arkadaşlık

    hadi bakalım söyleyin kaltaklar hangisi arkadaşlık?

    3
  • Eşi adnan özyalçıner'in " 50 yıl yaşadım seninle 5 dakika gibi geçti, biraz daha kalsaydın yanımda" dediği aşkı sennur sezer'e yazdığı mektup,

    Sennurcuğum,

    Elimde bir demet çiçekle -şu esmer vatandaşlarımızın köşe başlarında sattıkları o çok sevdiğin mor sümbüllerden bir demetle- sana uğradım. Karların kalktığı güneşli bir günde. Yol boyundaki kara serviler bile ışımıştı. Yanına vardığımda üstü yeşillikli küçük bahçenin toprağı kabarmıştı. Ekili yeşilliğin üstüne güzden kalma artık kurumuş olan pisipisi otlarının sararmış sapları yayılmış, arasından birkaç sap yaban otu fışkırmıştı. Yaban otlarıyla kuru pisipisi saplarını güneşle parıldayan yeşilliğin içinden ayıkladım.

    Mavi gökyüzünde akan bulutlara bakarken duydum seni. Hemen baş ucunda yeşilliğin arasına gizlenmiş, dört yaprağını da avuç içi gibi açmış hindibağını gösteriyordun. Sendin o. En sevdiğindi. Karahindibağ. Onunlaydın. Ordaydın. Birbirimize baktık. Yaprakları ince bir tüyle kaplıydı. Yanaklarındaki yumuşaklığın tüycükleri sanki. Elimle okşarcasına çevresini, rüzgârla savrulmuş kuru servi pürenlerini temizledim. Toprağını parmaklarımla kazarak az daha kabarttım.

    Yola koyulduğumda akşam oluyordu. Servili yolda yürürken yumuşak bir sokulganlıkla koluma girdin. Akşam serinliğini duyurmayacak bir ılıklıkla.

    Caddeye çıktığımda kolumda değildin. Kentin gürültü patırtısı, bütün o çalkantı, reklam panoları, kule kule yükselerek gökyüzünü kaplayan yapılar, tam bir kargaşa içinde oraya, buraya koşuşturan kalabalık, seni benden ayırmıştı. Bir kez daha ayırıyordu işte.

    Not: Sen benim yazdığım, yazacağım en güzel öykümsün; ben de senin en güzel şiirinim. Biz birbirimizi öyle sevdik.

    Adnanın

    1
  • şimdiye kadar hiç almadım açıkçası. işin aslı kollarımdaki sarı tüylerimi almak aklıma gelmediği gibi dikkat da etmedim. rahatsız olan bir kadınla da rastlamadım. ha rahatsız olup da dile getirmemiş olabilir.

    2
  • bebeği de oy sandığına attınız mı bu iş tamam

    9
  • tatlılıktan öteye geçmemiş bir fiziki yapım var. çoğunluk çocuk muamelesi görülürüm. "ayy canım yaa sen çooh tadlıştın ya ay irem şu kıza bak çok tatlı yaa" diyip bir ablalık duyguları kabartıyorum kadınlarda. hayırlısı be gülüm.

    1

bizi takip edin

kırmızı elma sözlük © 2010 - 2015

kırmızı elma sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bağımsız bir platformdur. kırmızı elma sözlük içeriği herhangi bir ön denetimden geçmeksizin yayımlanmakta ve doğruluğu garanti edilememektedir. bu web sitesinde yaratabileceği hukuki sakıncalar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden kırmızı elma sözlük ekibi ile irtibata geçiniz. kırmızı elma sözlük dahilindeki her türlü içerik creative commons by-nc-nd koşulları altında lisanslanmıştır. içerik, kaynağı belirtilmek ve üzerinde değişiklik yapmamak koşuluyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir.
LGBT Pride


webölye web design & web programming
powered by webölye

bir takım şeyler: iletisim / şikayet / reklam - s.s.s. - istatistikler - facebook - twitter - tumblr