sözlükte ingilizce başlık çılgınlığı

  • ben de açıyorum. sadece ingilizce yok ki. almanca da gördüm italyanca da ispanyolca da. neden olmasın?

  • bunun sebebini neden merak ediyorsun mesela? mesela biraz da ona eğilelim ne dersin? buralardan çok acayip şeyler çıkabilir mesela.

    1
  • hep elbrik'in başının altından çıkıyo.
    şimdi derhal odana git ve yaptıklarını bir kez daha düşün küçük hanım!!!

    1
  • fransızca nickname'li birinden gelen ilginç bir soru olarak değerlendiriyorum bunu. istediğim dilde yazarım çünkü sözlük kurallarında sadece "çoğunluğun konuştuğu dil"de yazmak zorunluluğu yok. bu sebeple kendimi istediğim şekilde ifade ederim. bu seni niçin bu kadar meraklandırıyor?

    2
  • sanki sözlükte yer sınırımız varmış gibi, sürekli birilerinin diğerlerine ne yazmasını ve hangi dilde yazmasını söylemesinden çok sıkıldım.

    derdimiz ne yahu ?

    nereye sığmıyoruz ?

    "özgürlük" denen illeti kabullenmek niye bu kadar zor ?

    3
  • seni seviyorum.
    i love you.
    je t'aime.
    te amo.
    eu amor te.
    kocham cię.
    ya lublu tebya.
    ich liebe dich.

    bunu söylemenin bir çok yolu varsa söylememek neden? tabi bir çok farklı ifade için de aynı şey geçerli.
    insanları tek bir dille kısıtlayamazsın. sen türkiyede yaşıyorsun sadece türkçe konuşmalısın diyemezsin. kaldı ki sözlükte bundan sonra ingilizce başlık açılacak o kadar! demiyoruz. bazı şeyler vardır kendi dilinde bunu söylemek aynı tadı vermez ama başka bir dilde ifade edersen kendini daha iyi hissedersin öyle düşün.

    ya da bazı filmler'in, şarkıların, şiirlerin adını kendi dilinde yazmak daha doğrudur. koca şarkıyı türkçeye çeviremeyiz ya.

    1
  • ben de bir örnek vereyim bak senin rastgele bir entrynden amelie.

    betty boop başlığına yazmışsın bak:

    sözlüğümüzün biricik temalarından biri olmasının dışında çizgi film dünyasının da seks sembolüdür. 30ların ortalarında sanatçı helen kane den esinlenilerek max fleischer tarafından cartoon dünyasına kazandırılmıştır.
    (amelie, 2013-01-24 20:58)

    cartoon dünyası yerine neden çizgi film dünyası demedin? seni bunun için sorgulasam ne düşünürsün mesela? manyak mı bu demez misin?

    1
  • kimse sana "hölölö" yapmıyor. gayet herkes özgürce kendi nedenlerini ve fikrini yazmış.

    başkalarının fikirlerine saygı duymazken, insanların seninkilere saygı duymasını nasıl bekliyorsun ?

    türkçe yazılması gerektiğini düşünüyorsan türkçe yaz.

    bir başkası ingilizce yazılması gerektiğini düşünür ya da sadece o an keyfi öyle ister ve ingilizce yazar.

    "neden ingilizce yazıyorsunuz?" un en basit ve mantıklı cevabı da "sana ne?" dir.

    kimsenin kimseye yazdığı dili beğendirme gibi bir zorunluluğu olmadığı gibi, zannediyorum ki, öyle bir derdi de yoktur.

    1
  • beatriz'e hak veriyorum "sana ne?" demediğim için böyle oldu sanırım, olay egoya kadar geldi. peki her şeyi çözecekse söylüyorum: "sana ne?"

    2
  • ben gayet güzel tartışabiliyorum zaten. o konuda bir eksiğim olduğunu düşünmüyorum. lakin fikirlerini gayet güzel bir şekilde ifade eden insanlara "hölölö yapmaktan öte gidilemiyor" diyen biriyle nasıl tartışılır, gerçekten bilmiyorum.

    işin aslı, akşam akşam hiç gerek de duymuyorum.

    ben idris naim'in yasını tutmak istiyorum :(:(:(

  • çok basit düşünürsek bir sözlüğün amacı nedir ??
    - bilmediğimiz terimlerin, sözcüklerin falanın filanın ne demek olduğunu açıp öğrenmek.

    yani; demem o ki şurda gözüme çarptı don'T go away die bi başlık var. belki bir şarkıdır, belki bir filmdir, belki bir akımdır, bir terimdir herhangi bişe olabilr. bir arkadaşta gayet masum bi şekilde bunu açıklayabilir.

    dolayısıyla; şahsım adına başka dillerde başlık açılmasında ben bi sakınca görmüorum.

    2
  • yabancı dilde başlık açmak farklı, türkçe olarak devam eden bir yazının içinde gereksiz yere yabancı dilde kelime kullanmak farklı.
    niye bu kadar gerildiniz yahu?

    1
  • türkçe olarak devam bir yazının içinde de aniden, umulmadık bir şekilde yabancı kelimeler kullanabiliriz pek tabi. who makes these decisions? bir yazı yazma kuralı falan mı var? siz böyle dedikçe benim daha çok yapasım geliyor. kendimi dört yaşındaymışım gibi hissettiriyorsunuz. <3

  • benim anlaşılma kaygım olmadığını buradaki yazarların çoğu biliyor, sözlük ilk kurulduğundan beri de yazıyorum. ilk defa bu kadar problem oldu bu ingilizce olayları, enteresan. herkesin anlaması gerekmiyor her şeyi. ben de herkesin her yazdığını anlamıyorum. ayrıca da illa merak ediyor ve anlamak istiyorsa okuyan there's another thing here: google it.

    1
  • @21 kullanabilirsin pek tabii, buna bir şey dedim mi? bana ne yahu, türk dili ve edebiyatı hocalığı yapacak değilim.
    ama ben konuştuğu dile özen göstermeye çalışan biri olarak tercih etmem, orası ayrı.

  • ekleme: şu değerli "akıl vermelerinizi" kendinize saklayın. kimsenin ciddiye aldığını zannetmiyorum. zira ben hiç almıyorum. biraz da "gülünç" geliyor. hiç tanımadığınız insanlar hakkında yapılan içi boş yorumlar düşüncelerinizi ve vaktinizi değersizleştirmekten başka bir işe yaramaz.

    bir de emir kipiyle konuşmanın dayanılmaz iticiliği diye bir şey var.

    ben sana ya da bir başkasına senin yazdığın üslupla bir şey yazmadım. yazmam da. bu ne samimiyet ? bir tanışıklığımız var da ben mi kaçırdım ?

    tamam sanal falan da yine de asgari bir saygı ve terbiye sınır var.

    ciddiye alınmak gibi bir derdiniz varsa bu sınırların farkında olmanız lehinize olacaktır.

    sen "hölölölö yapıyorsunuz" dersen, karşındaki de sana "sana ne" der. sen güzel güzel derdini anlatana güzel bi cevap vermiş misin ki biz güzel güzel yazmaya, tartışmaya devam edebilelim ?

    son olarak, saygı duyduğunuz kadar saygı görürsünüz. bunu hiç aklınızdan çıkartmayın.

    konuyla ilgili olarak da, ne türkçe yazarken ingilizce cümle kullanırım.

    ne türkçe cümlede ingilizce kelime kullanırım.

    ikisini de sevmiyorum.

    lakin kullananların da kendi paşa gönlü bilir.

    biz buna kişisel alanlara saygı diyoruz.

    bugün kendinde ingilizce kelime/cümle hakkında diğerlerine söz söyleme hakkını bulan, yarın başkasının ne giydiğine, kimin kiminle seviştiğine söz söyleme hakkını da bulur.

    kişisel fikrim ikisinin de aynı şey olduğu yönünde.

    o yüzden benden uzak.

    eklemenin eklemesi: bi dost söyledi de fark ettim, yahu sürekli aynı şeyleri yazıyorum, yapmayın etmeyin, kazık kadar kadınlarız, güzel güzel konuşalım şurada. tadımız kaçmayı versin. çok mu zor üslubu bozmadan, konuyu dağıtmadan tartışmak ?

    1
  • o bir akıl verme değil. senin "şunun şunun farkına var"ların akıl verme ama.

    bunun ayrımını yapamaman acı olsa da beni ilgilendirmiyor, zira herkes ettiği sözler kadar var. neticede kazık kadar kadınlarız, herkes pekala yazdığının sorumluluğunu üstüne almalı.

    "sen kimsin" nasıl çirkin bir cümledir, ne gibi bir cevap bekliyorsunuz buna ? "fikirlerini belirtmek için burada bulunan bir yazarım." diğer yazarlar gibi.

    daha önce de söyledim, fikrini belirten insanlara "helölölö yapıyorsunuz" diyen, emir kipiyle konuşan, tanımadığı insanlara akıl vererek üste çıkma derdi olan, alakasız yerde konuya ego bulaştıran, gülümseme işaretiyle laf çarpıtan biriyle nasıl tartışılır, gerçekten bilmiyorum.

    ayrıca tartışmak da istemiyorum.

    asgari saygı ve terbiye sınırlarını sağlayamayan kimseyle tartışmak istemiyorum. zira bu birinci adım. tartışma ikinci adım. bir olmadan iki olmaz ki.

    1
  • @amelie ben sana söyleyeyim bu kadar tartışmanın sonunda esas nedeni : benim, bazı yazarların söylemlerle, tavırlarla vs. dalga geçerken sürekli ingilizce kalıplar, terimler ve 9gag mizah şablonları kullanımlarına gönderme yapmam ile başladı mesele. nedeni olmasa da tahmini başlangıç noktası budur. benim gönderme yapmamım sebebi ise ; komik gelmesi (dalga geçme dürtümü harekete geçirecek düzeyde) yoksa mizah duygusu gelişmiş insanları ben de severim, ama kendileriyle de alay edebiliyorlarsa. evet, benim de günlük hayatımda saçma sapan şeyleri ingilizce telaffuzlarıyla okuduğum oluyor. baya da dalga geçilir bu konuda benimle. ulan diesel'in türkiye distribütörü bile diizıl demiyodur diye dalga geçer benimle evladiyelik jigolo misal, ve ben de buna gülerim. harbi lan ne o öyle özenti gibi diye..

    ya da bazen duygularımı ifade ederken ingilizce kalıpları kullandığım oluyor, ağzına dolanıyor insanın belki de. bunu fark edenler, tamam ulan yabancı dilin çok iyi anladık diye dalga geçtiklerinde ben de gülüyorum. çünkü aksi komik gelir bana, ve acınası. kendini ispat etmek istermişcesine.

    ben de dalga geçenlere bu şekilde takıldım, o da benim malzemem oldu o anda. e onlar da belki benim gibi düşündüklerinden kendileriyle alay etmek için, belki de gıcık olup inadına ingilizce başlık furyasını açtılar bugün. benim gördüğüm bu.

    eğer ki öyle değilse, en çok yazarı olan ekşi sözlükte bile esprilerini ve göndermelerini sıklıkla yabancı dilde yapanlara ben rastlamadım. bu da sözlüğümüzün baya bir nev-i şahsına münhasır (farsça) olduğunu gösterir.....

    edit : yazdıklarımı daha doğru ifade edebilmek için editledim.

  • oh, tartışmaya da en hararetli yerinden o değil de diye giren adam gibi daldım ya, neyse hadi ben kaçayım

  • soda niye adam diyorsun lan :( deme kendine adam :( bak ona üzülürüm :(

    1
  • yazarken benim de aklıma geldi @bea, ama bahsettiğim iticilikte üst düzey bir davranış olduğundan , bunu bir kadına yakıştıramadım :)

  • ah, açıklamasını sevdim :D

    yine de davranış itici değil bence.

    misal, benim konuyla alakam bilem yok :D

    güzel geceler

  • di mi ama, iyi kıvırdım? :p

    g'night :d

    2
  • kıvırmakta sorun yok ki, "şuur" ve "bilinç" çok mühim şeyler.

    ya "o bikerem cinsiyetçi değil !!! ben onu insan anlamında kullanmıştım, siz feministler kafayı yemişsiniz !!!" deseydin :d

    bi de onu hayal et :D

bizi takip edin

kırmızı elma sözlük © 2010 - 2015

kırmızı elma sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bağımsız bir platformdur. kırmızı elma sözlük içeriği herhangi bir ön denetimden geçmeksizin yayımlanmakta ve doğruluğu garanti edilememektedir. bu web sitesinde yaratabileceği hukuki sakıncalar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden kırmızı elma sözlük ekibi ile irtibata geçiniz. kırmızı elma sözlük dahilindeki her türlü içerik creative commons by-nc-nd koşulları altında lisanslanmıştır. içerik, kaynağı belirtilmek ve üzerinde değişiklik yapmamak koşuluyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir.
LGBT Pride


webölye web design & web programming
powered by webölye

bir takım şeyler: iletisim / şikayet / reklam - s.s.s. - istatistikler - facebook - twitter - tumblr

redtubevidio bokepsexfilme