size bir hikaye anlatacağım uzun sürmez

  • ampalarım bugün müsait olduğum bir zaman size bir hikaye anlatmaya başlayacağım.bu hikayenin başkahramanlarının adlarını başka vereceğimki gerçek isimleriyle anılmasınlar.

    sadece şunu diyeyim bu hikaye hayatın ne kadar kısa ama aşkın ne kadar uzun bir şey olduğuna dairdir.

    tutku arzu aşk sevgi... tum bu kavramlar benim için muglaktı
    takiiiii

    o güne dek.

    hikayenin başladığı o güne dek.

    umarım beni dinler ve anlayışla karşılarsınız.

    öptüm.

    3
  • ▂▃▄▅▆▇█▓▒░hikaye kırmızı elma sözlük'te okunur░▒▓█▇▆▅▄▃▂
    ▂▃▄▅▆▇█▓▒░hikaye kırmızı elma sözlük'te okunur░▒▓█▇▆▅▄▃▂
    ▂▃▄▅▆▇█▓▒░hikaye kırmızı elma sözlük'te okunur░▒▓█▇▆▅▄▃▂
    ▂▃▄▅▆▇█▓▒░hikaye kırmızı elma sözlük'te okunur░▒▓█▇▆▅▄▃▂

  • evet,hikayeme başlıyorum.hikaye küçükbir ege şehrinde geçiyor.
    mayıs ayındaydık. ben o zaman liseye gidiyordum. etek kıvırdığımız,erkeklerle kesiştiğimiz zamanlardı. egede genç erkeklere çocuk derler.
    çocuklarla bol bol kesişir bakışırdık.kanımız kaynıyordu yani.en dikkatimizi çeken kesimse elbette bizden büyüklerdi.üniversite öğrencileri. bi cadde vardı ben o caddeye 'mayıs caddesi' diyeceğim. o cadde üstünde olurdu hep üniversiteli çocuklar.

    2
  • okul sonrasında hep gidiyorduk cafelere oturuyorduk cadde boyunca.yanımıza gelip tanışmak isteyenler oluyordu.gülüşüp reddediyorduk. reddetmek için oturuyorduk aslında.

    yani gerçekten biriyle olacağımızdan değil.
    babalarımız keserdi yoksa biliyorduk.
    sadece reddetmek güzel bir duyguydu.
    reddedilmenin ne demek olduğunu yaşamadığımız bilmediğimiz zamanlardı.
    şimdi bana aslında hiç yaşamadığım bir şeyden bahsediyormuşum gibi geliyor.
    sanki hiçbir anı bana ait değil.o salak liseli kız ben değilim.

    3
  • birgün yine mayıs caddesinde oturuyoruz bi cafede. test çözüyoruz güya össye hazırlanıyoruz.biz 4 arkadaştık. elif, gizem, ayşegül ve ben. ayşegül en güzelimizdi. gür dalgalı saçları vardı. gözleri çakmak çakmaktı.
    ne zaman bi yakışıklı görsek ilk o kapardı.daha doğrusu sessiz bi anlaşma vardı aramızda.
    en yakışıklılar hep ona layık gibi.saçma ama bu böyleydi. diğer üçüzümüz birbirimize benzerdik.
    ne uzunduk ne kısa.ne güzeldik ne çirkin. belki ben biraz daha şişmandım.

    3
  • o cafe kapandı şimdi iyi ki de kapandı.yoksa bu şehirde nefes alamazdım ben daha fazla.bir caddeyi bir sokağı bir mekanı mekan yapan şey yaşadığınız acılar oluyor.

    duvarlarında aynı hapishanelere yollanan mektuplardaki damgalar gibi "görülmüştür" yazıyor.

    evet, görülmüştür. acının her dildesi görülmüştür.

    8
  • ne diyordum.bi gün cafede oturuyoruz güya test çözüyoruz.garsonları ezbere bilirdik.
    hatta ayşegül biriyle çıkmıştı zamanında.
    bi garson geldi.aman allahım.
    size nasıl anlatsam?
    içimin saçlarından tuttu biri.
    kocaman kocaman falezlerden savurdu.
    yeşil renkte kocaman bir boşluk oluştu içimde. hala daha var olan bir boşluk.
    onunla yaşamaya alıştım sanırım.
    her neyse...
    ama sessiz anlaşmamız burada da hüküm sürecekti.garson o kadar o kadar güzel bir çocuktu ki aslında ayşegül bile ona az gelirdi.gözümde kimseye layık göremedim onu.
    en güzel kadınları getiriyordum aklıma mankenlerden yabancı popçulardan.
    o dönem ilahım olan pink bile bayağı kalıyordu yanında.

    garson aldı siparişi.o gitti. hepimiz kıkırdaşmaya başladık.
    edepsiz edepsiz konuştuk arkasından.ama göreceksiniz.hepimiz deli gibi etkilendik
    ama çaktırmıyoruz. sanki o kadar da umrumuzda değilmiş gibi davrandık
    ama herkes etkilenmişti. belki aşık olmamıştık topluca ama herkes etkilenmişti yalan yok :)

    6
  • o günden sonra hep oraya gittik.siparişi o alsın diye bekliyoruz.grupta bi hava oluştu sözsüz bir şekilde.hepimiz onu ayşegüle ayarlamaya çalışacaktık.sonra bu iş söze de döküldü.en azgınımız ama en icraatı az olanımız olan gizem bir gün tuttu dedi ki 'ayşegül sana şu çocuğu yapalım sen de rahatla hepimiz rahatlayalım' içim cız etti.

    amarım böyle adaleti dostlar. belki ben aşığım, belki ben aşıktım. sordular mı?
    sordular mı ha?
    varsa yoksa hemen ayşegül.
    hayır ayşegül de demiyor ki nezaketen de olsa arkadaşlar aranızda bu çocuğa aşık olan var mı diye. ama ayeşgülü de ilk defa böyle görüyordum
    normalde hemen atlar ama söz konusu bu çocuk olunca ayşegülde de gariplikler başgösterdi
    en rahat yetişmiş olanımız en özgürümüz ayşegül bu çocuktan utanıyordu!

    6
  • neyse.planı yaptık.çok saçma bir plandı ama yaptık.
    çocuğun kasada olduğu bir zaman adisyona ayşegülün telefon numarasını yazmaya karar verdik.

    içimdeki fesatlığı size anlatamam. geceler boyu sırlarımı paylaştığım kızı kıskanıyorum resmen.

    elinden oyuncağı alınmış çocuk gibiyim.
    ortada bir haksızlık var ve sesimi çıkaramıyorum.
    öbür kızlara da içerliyorum. bana hiç sormadıkları için.
    zaten en ezikleri en sessizleri olarak benim söylemem mümkün değil.

    neyse.gittik o gün cafeye yine.ayşegül o gün o kadar güzel giyinmişti ki. benim kayasım gelmişti.bi bakan bi daha bakıyordu.yani es geçmek mümkün değildi onu.

    ayşegülle bi gün önce konuşmuştuk.bir sırrını açar gibi ellerimden tutup 'bu sefer çok özel olacak' dedi

    o anda ne kadar saçmaladığımı anladım.ayşegül de aşık olmuştu.belki aşık olmasa aklına gelirdim.
    zaten benim içinde bir şans yoktu.ama lanet ediyorum kaderime.neden güzel doğmadım diye.neden şişmanım diye.(bu arada kilo vermeye başlamıştım aşktan ama hala şişmandım)

    7
  • cafeye gittik.çocuk artık bizi tanıyor. kasadaydı.selam verdik güle oynaya.bu ara da şunu da belirteyim çocuğun davranışlarından şu belliydi.birimize karşı bir ilgisi vardı ya da çok çapkındı bütün kızlara öyle davranıyordu.zaten o güzellikle çapkın olmamak imkansız.

    devam edicem...

    4
  • gunduz işteydim.ancak yazabiliyorum. pek dinleyen yok ama ben yinede dwm edicem.

    2
  • ayşegül adisyona numara yazma işini bana verdi.aniden şeytan dürttü.kendi numaranı yaz dedi.tabii ki bunu yapmadım.
    o kdr şerefsiz değilim çok şükür.
    onun numarasını yazdım. kızlar dışarı çıktı. adisyonu ben vericem. parayı ben ödicem.heyecanla gittim.adisyonu verdim.


    numarayı gördü. sert bi şekilde bu senin mi?? dedi. hayır dedim. ayşegülü gösterdim. ayşegül sigara içiyordu. yine sert bir şekilde "ben bu numarayı görmedim sende bana vermedin" dedi.
    nutkum tutuldu ne diyeceğimi bilemedim.
    tamam dedim. çıktım yanlarına geldim.

    4
  • çok sonradan aramızda geçen bu saçma konuşmanın anlamını kavrayacaktım.

    bir daha o cafeye gitmedik. rezil olmuştuk çünkü.
    diğer kızlar çocuğu unuttu.

    ayşegül ve ben unutmadık. ayşegül hala bana anlatıyordu onun aklından çıkamadığını,
    onu nasıl sevdiğini anlatıyordu.ben de onu durdurmuyordum, çünkü
    ağzından çıkanlar benim cümlelerimdi.

    nasıl durdurabilirdim ki?
    canım dostum ayşegül'e karşı olan bu suskunluğum aslında ona ihanetti.belki konuşsam söylesem kızmazdı
    ama diyemedim işte.bende seviyorum diyemedim.

    6
  • o sene össye girdik.
    ikimiz de kendi şehrimizi kazandık.benim büyük illere puanım yetmedi. ayşegülse ailesinin kurbanı oldu. ondan habersiz tercihlerini değiştirmişlerdi.
    farklı bölümleri kazandık ama bi yönüyle de sevindik ayrılmadık diye.

    çocuk ne oldu?
    unuttuk aslında. ara ara hatırlıyorduk ikimiz de. daha doğrusu ayşegül hatırlayıp iç geçiriyordu bende onu avutuyordum.

    3
  • bir dönemin sonuna geliyorduk.aylardan kasımdı. kasım nasıl bir ay ben anlamıyorum.
    nasıl bir ay ki herkesin hayatında böyle dönüm noktası oluyor anlamıyorum.

    her zamanki caddeden meydana çıkıcaz. bir kalabalık gördük.
    o kalabalığın içinde başı kanlar içinde yumruğunu kaldırmış biri duruyordu.
    slogan atıyordu.
    bağırıyordu.
    ne diye bağırdığını hatırlamıyorum ama yökle ilgili bir slogandı.
    arkasında bir kalabalık vardı sanırım arkadaşlarıydı.
    kıkırdadık ikimizde. kalabalığa koştuk hemen.
    bir sürü polis de vardı ama hiç korkmamıştık.merAK etmiştik.

    yaklaştıkça gördüm.
    yaklaştıkça adımlarım aslında geri gitti.
    aslında usulca kaçmak, ayşegül'e sen git ben yetişirim demek istedim.

    4
  • yerde sürüdükleri oydu.
    başından kanlar akan ve bağıran slogan atan oydu.
    ayşegül henüz tanıyamamıştı.
    yuh yuh diyordu. başından nasıl kan akıyor.
    diyemedim bu o çocuk diye. yaklaştık yaklaştık
    daha da yaklaştık
    ayşegülün rengi değişti. bozardı attı. yavaşladı. elimi aldı. kalbine götürdü.
    'bu o' dedi.

    3
  • gerçekten kalbi yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu.
    benim de atıyordu.
    kalbimden elime giden damarlar onun kalbini hissediyordu.
    aynı insan için atan iki farklı kalptik.

    kendimden nefret ettim.
    en iyi dostum dediğim insana ihanetimden nefret ettim.

    6
  • o anda hiç beklemediğim bir şey yaptım. bunu neden yaptım bugün bile bilmiyorum.
    içimde o kanlar arasındayken ve elimin altında ayşegülün kalbi varken her şey o kadar
    hızlı ve o kadar karmakarışıktı ki ya oradan kaçacaktım ya da bu hareketi yapacaktım.
    bulunduğum yerden ok gibi fırladım.
    o'nu gözaltına almaya çalışıyorlardı. arkadaşları ise izin vermiyordu. yerlerde kimin süründüğü belli değildi.
    o sırada kalabalığın tam ortasına daldım.
    sadece tek bir an arkama baktım ben. ayşegülün donup kalan bakışlarını hatırlıyorum.

    şaşkınlık ve biraz da yıkım var gibiydi sanki.

    son "nereye" bakışı. nasıl yaparsın bakışı.
    sonrası gerçekten karışıktı. sanırım arkadaşlarıyla beraber yerlerde süründüğümü hatırlıyorum.
    hepimizi bir polis otosuna bindirdiler. benim de bir yerlerimden kan akıyordu.
    başkasının kanı sanmıştım önce sonra benden geldiğini anladım.

    7
  • yanımda iki kız vardı. bağırıp slogan atıyorlardı. diğerleri de gözaltına alınana kadar içeride kaldık. kızlar slogan atmaya devam ettiler biraz daha sonra susup bana baktılar.

    3
  • bunlardan biri sonradan adını sıkça duyacağınız arkadaşım damla. diğerini hatırlamıyorum şu an. sanırım diğeri sordu
    -sen kimsin seni niye aldılar ki

    lafımı dinlemeden sayıp sövmeye başladı damla

    -orospu çocukları yoldan geçeni almaya başladılar iyice azdı bunlar (kusura bakmayın cinsiyetçi bir küfür ama böyle dedi aynen aktarıyorum)

    hayır dedim ben kendim dahil oldum olaya.o yüzden aldılar beni.

    birbirlerinin yüzlerine baktılar.
    o sırada polis arabası hareket etti.

    ben ne mi düşünüyordum? ailemin ne düşüneceği ne olacağı umrumda bile değildi.

    tek düşündüğüm "o hangi arabada?"

    4
  • bizi gözaltına aldılar. gördüğümüz muameleyi burada anlatmak ve o anlara dönmek istemiyorum. kimsenin başına böyle bir şey gelmesin.

    damla orada yaklaşıp bana dedi ki yasal olarak hakkın var. ifade vermek zorunda değilsin. bir şey imzalamak zorunda değilsin. hiçbir şey yapmak zorunda değilsin. susma hakkını kullan.burada yaptığın her şeyi sonradan karşına koyarlar. dedi

    4
  • @infin abla sağ ol :)


    annemler geldiler aldılar. o gece bir de babamdan dayak yedim.
    yalan attığım halde yoldan geçiyorum dediğim halde dayak yedim.ama bu koymadı bana.
    bana en çok koyan ayşegül beni aramamıştı.

    neler olduğunu dahi sormadı.
    bugün düşünüyorum da belki de anlamıştı. o an aralarına atılırkenki son bakışmamız aslında çok şeyi anlatıyordu.

    7
  • iki gün sonra okulda buluştuk ayşegülle. benimle dalga geçti. kızım ne salaklık yaptın sen de ha falan dedi.
    ortamda bir gerginlik vardı belliydi yani.

    her yanım çürük içindeydi. zor yürüyordum. o gün karar verdim. bu yaptuığım son aptallık olacaktı.
    halbuki bu o'nun için yaptığım ilk aptallıkmış haberim yokmuş :)

    4

bizi takip edin

kırmızı elma sözlük © 2010 - 2015

kırmızı elma sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bağımsız bir platformdur. kırmızı elma sözlük içeriği herhangi bir ön denetimden geçmeksizin yayımlanmakta ve doğruluğu garanti edilememektedir. bu web sitesinde yaratabileceği hukuki sakıncalar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden kırmızı elma sözlük ekibi ile irtibata geçiniz. kırmızı elma sözlük dahilindeki her türlü içerik creative commons by-nc-nd koşulları altında lisanslanmıştır. içerik, kaynağı belirtilmek ve üzerinde değişiklik yapmamak koşuluyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir.
LGBT Pride


webölye web design & web programming
powered by webölye

bir takım şeyler: iletisim / şikayet / reklam - s.s.s. - istatistikler - facebook - twitter - tumblr

redtube