düşün ki o bunu okuyor

  • bu arada o gün toplanırken en sevdiğim çorabımın teki yok yaa demiştin ya benden çıktı sevgilim valizime girmiş

    4
  • bu entry sakıncalı olabilir.
    yine de görmek istiyorsanız giriş yapın ya da kayıt olun.

    4
  • umarım yaşattıklarını yaşamadan ölmezsin.

    4
  • Bak gerizekalı, Falımda bile çıktın.

    Artık benim olmaktan başka çaren yok.
    Benim Olacaksın, binicem üstüne vurucam kırbacı <3

    Sonra da acıyan yerlerinden öpücem çünkü Minnoşluk aldklfld

    4
  • Ben yeni sevgilinden daha güzelim kusura bakma.

    4
  • Sahip olmadan paylaştığım adam..
    Sevmelerini, aşklarını uzaktan izlediğim ama bir o kadar da içten hissettiğim adam..
    Sana kızgın mıyım? Evet sanırım kırgın ve kızgınım; çünkü ben seni her zerremle bu kadar
    hayatıma dahil etmeye çalışmışken beni her seferinde ittiğin ve daha sonrasında hiçbir şey
    olmamış gibi, ben tam toparlanmaya başlarken hayatıma müdahil olmaya çalıştığın için kızgınım.
    Pişman mıyım? Evet pişmanım çünkü sen beni saatlerce sahilde bekletip sonrasında hayatımdan çıkıp
    gittiğin için ve 6 ay sonrasında hiçbir şey olmamış gibi gelip "nasılsın canım yha seni merak ettim"
    dediğin zaman hala seni terslemediğim ve bir şekilde hayatımda tutmaya çalıştığım için pişmanım.
    Yediğin o kadar bokun üstüne gelip benden sen artık böyle bir insan mısın diye hesap sorduğun zaman
    saç tellerime kadar hissettiğim siniri bir kenara bırakıp başka birisi olmaya çalışacak kadar salak
    olduğum için kendimi de affedemiyorum. Ben günler öncesinde senin doğum günün için heyecandan uyuyamayacak
    kadar kendimi parçalarken, beni bir an bile düşünmediğini bilmek ne kadar acıtıyor keşke anlayabilsen biraz.
    Hayatına dahil edemediğin beni, belki bir şekilde kabul ettiğim her an bir yerlerden fırlayıp beni rahatsız
    etmene izin verdiğim için de affetmiyorum kendimi. Senin için psikologa gittiğim ve harcadığım her dakika için,
    hayatımın en güzel dönemlerini yaşayabilecekken kendimi odalara kapattığım için ne seni ne de kendimi affediyorum.
    Bunları yazarken hala titrediğim ve seni düşünürken hala karnımın orta yerinde oluşan o kelebekimsi his için de
    seni asla affetmiyorum. Ve sen hayatımda üç yıl boyunca bu kadar yer kaplamışken, senin dünyanda minicik bir alana
    sahip olamamak ne kadar acı. Hayatımda kaybetmek istemediğim tek insan sensin gibi beylik laflar kurup bir gün sonrasında
    hayatımdan tamamen çıkıp gittiğin ve beni bütün bunlarla yalnız bıraktığın içinde affetmiyorum seni. Sen bir insanın
    dünyasına bu kadar dokunmuşken, o insan senin dünyana hiç dokunamamış. Dünyaları sığdırdığım o kocaman ellerime yüreğime bir seni sığdıramadım ben de. Belki biraz rahatlarım diye yazdığım şu satırlardan sonra yanıma kalan tek şey karnımdaki
    tekmelenmiş hissi.

    4
  • teyzecim; sırf ben çok seviyorum diye ban ellerinle yaptığın bi kavanoz biber sosunu bir gün eve gelmeyince ev arkadaşım silip süpürmüş. utanmadan. beklemeyi bile akıl edemeden. çok üzgünüm. çok da sinirliyim. bu kadar mı olur ya? insan ne aç bi yaratık.

    4
  • Babam çok güçlü.

    4
  • hayatımı sikiş tarzını seviyorum <3 asdfghk

    3
  • Olmaz benden büyük bir aşık.
    Zaten juliet'e de benzemem pek.
    Gülerim bi kere. Ciddi olamam.
    Ya da korkarım gözlerine bakamam.
    Anlamaz mısın sevgimi?
    illa gözlerine mi bakmalıyım?
    illa baktığın yerde mi olmalıyım ben?
    Mesafeleri kimse sevmiyorken biz sevsek ya?
    Denesek?
    Cümlelerinden hissetsem nasıl olduğunu?
    Yazdığın yerde olsam?
    Çok mu hayal kuruyorum?
    Olsun.
    Birazda böyle olsun.
    izin ver biraz hayalperest olayım.
    Yakışır belki böylesi.

    3
  • az önce konuştu seninle 3 dk kadar gün içinde olanları hemen anlattım ama sonra sustum cünkü bilirim sıkılırsın. ama ben sana aşkımm seni çok özledim sana sımsıkı sarılmak istiyorum demek istiyordum, isterdim yine her zaman ki gibi boğazımda takılı kaldı cümlelerim. ben seni çok özledim aşkım, sesim titredi bilmem fark ettin mi? etmemişsindir...

    3
  • bıktım aaaaa...
    gereksiz sorularınıza sıçayım! evet ben brokoli*den ayrıldım. evet o whatsappta gördüğün kişi sevgilim. ve evet sevgilimi seviyorum. o eril zihnini at boklu dereye. aynı evde yaşadıktan sonra ister nikah kıyarım ister gider başkasıyla birlikte olup tatile çıkarım sana ne?

    3
  • aslında günah çıkarmak gibi olacak bu. çok güzel bir kadınsın, gerçekten. bakışların ve gülüşün güzel. ilgimi çektin o gece. çekiyorsun da. ama sevgilim var ve ona aşığım. bugün bana ilgi duyduğunu ama hiçbir şey beklemediğini söyledin. ben de sana bir şey veremem zaten. açık bir ilişkim yok ve sevgilimi aldatamam. bir geleceğim olsun istediğim insana bunu yapmam. kırılmanı istemiyorum ama elimden bir şey gelmez. üzgünüm.

    3
  • Ustunu duzgun giyin sonra usutuyorsun ve gelip sana bakamiyorum..

    3
  • bana nasıl hissettirdiğini unutmayacağım.
    beni nerede çaresiz ve yapayalnız bırakıp hayatına nasıl devam ettiğini unutmayacağım.
    avucumda sevgimden başka bir şey bırakmadığını, beni nasıl yerle bir edip arkana bile nasıl bakmadığını unutmayacağım.
    hayatıma elini kolunu sallayarak, bilinçli olarak girip hiçbir şey olmamış gibi çıkışını, giderken bakakaldığım o sırtı unutmayacağım.
    hayatıma nasıl devam edemeyişimi, yatağıma bile yabancılaştıran o korkunç göğüs ağrısını unutmayacağım.
    beni sevdiğinin nasıl koca bir yalan oluşunu, sevginin de(varsa) arkasında nasıl duramadığını, o cesaretsizliklerini unutmayacağım.
    o yerlere düşüşümü, o kalkamayışımı, beni kaldırabilecek olanın sen olduğununu bilmene rağmen uzatmadığın o eli unutmayacağım.
    kafamı dağıtmak için elimden geleni yapsam da dağılmayan kafamı, hatta bir silah olsa da dayasam dediğim o anları unutmayacağım.
    bir saç okşamasını bırak, bir sözünle dünyayı ikiye böleceğimi bildiğin halde benden tek bir harfi nasıl esirgediğini unutmayacağım.
    bana hayaller kurdurup ellerinle nasıl yıktığını, o enkazın altında beni nasıl bıraktığını unutmayacağım.
    senin yüzünden bir an her şeye düşman olmak isteyip içimdeki bütün güzellikleri öldürmeye kalktığım anları unutmayacağım.
    kalbimde hiçbir şeye nasıl yer kalmadığını, sevgimin bir paçavra gibi ordan oraya savrulduğunu, o yangını unutmayacağım.

    3
  • Aramızda geçen kötü iletişimin sebebi, sevgiyi yaşama ve yansıtma biçimimizden.. Yıllardır bize öğretilen, başka türlü iletişimin de olabileceğini bilmediğimiz sevgiyi ifade ediş şeklimizden. insan, sevdiklerinden korkar mı? Senin işin annemden daha zordu bu konuda: Sen babaydın ve her baba gibi çocuklarını korumak için, sana biçilen görevi yapıyordun. Yakın olmak saygısızlık değildi ama toplum doğal olmayı da saygısız addediyordu. Baba, toplumların belkemiği ve en büyük otoritesiydi değil mi? Evrenin dengesi, babalıktan geçiyordu ve toplum babalara böyle sevmeyi öğretti. Büyük büyükbabam dedeme, dedem sana, sen de erkek kardeşime aktarıyorsun bu sevme biçimini. Yaşlı insanlar: “biz eskiden babamızın yanında oturamazdık bile ” derken bunu bir saygıda kusur etmeme hali olarak anlatırlar fakat bu saygı değil baskın duygusu korku olan bir görev halidir daha ziyade. Üst kuşaklara çıkıldığında bu sevme biçiminin daha da katılaştığı fark edilir. insanlar, güce taptılar ve baba da toplumu oluşturan en küçük birimdeki yegane güç idi. Toplumun dayattığı bu kanıksanmış rolü kuşaklar kuşaklara aktardı. Atalarımızdan gördüklerimizi sorgusuz sualsiz alarak olması gereken sevgi biçiminin de güce dayanması gerekliliğine inandık böylelikle..

    Sevdiklerimiz için kaygılanırken içimizi kemiren sevgi değil de; sevgi’nin doğurdukları oluyor: öfke, hırs gibi. Sevginin en küstah çocuğu da öfke ne yazık ki.. Birbirimizi severken yoruyoruz, yoruluyoruz. Toplumun en küçük çekirdeğinin toplumdan ayrı bir organ gibi davranması beklenebilir mi?.. Ne gördüysek onu alıyoruz, onun katışıksız doğruluğuna inanıyor ve onu yaşıyoruz. Sevgi de böyle. Sevginin en büyük düşmanı olan öfkeyi sevgi nesnesi yapıyor ve ne yapıyorsak da yine sevgimizden yaptığımızı sanıyoruz. Halbuki sevgi bir anlama ve kabul etme hali değil midir?

    Seni çok seviyorum babacığım..
    Seni zerre öfke duymadan sevme kabiliyetine kavuşmam otuzlu yaşlarıma denk gelir. Öncesinde sen bana öfkelendiğinde ben de aynı öfkeyi hissediyor ve bunu sevmenin ön koşulu belliyordum. Zaman içerisinde sana sevgim koşulsuz, şartsız bir hal aldı, öfkeden arındı.
    Hayat, bunu kabul etmekle, koşulları, şartları kaldırmakla, her şeyi olduğu durağanlıkta ya da akışkanlıkta bırakmakla daha dingin daha huzurlu..

    Hayatım hakkında diğerlerinin (diğerlerinden kastım eş dost hısım akrabadır) umursadıklarına önem veriyor olsaydım, bir şeyler yapmaz mıydım? Diğerlerinin düşündüğü, benim aklıma gelmiyor mu?
    Ben, onlar gibi görmüyorum hiçbir şeyi. Gördüğüm bir şey var ama: o da, onların gözlerinde gördüğüm hırs, öfke ve sevgisizlik. Bu sevgisizlik beni susturdu.
    Sustum ve yazdım, yine yazdım. Çoğunu yırttım yazdıklarımın, azını sundum.
    Şimdi yazmak, rahatlamak değil; zaruret benim için..


    Olmak, olmaya çalışmak yordu beni, yoruyor: Olmaya çalıştıklarımın tüm ağırlığını hissediyorum omuzlarımda. Yazmalıyım sana. Tek bir desturum oldu hep: sana layık bir evlat olabilmek. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım seni mutlu ve gururlu kılma güdüsüyle.. Düzgün bir birey olmaya gayret ettim. Emekçiydin, ben de emekçi oldum. Çalışkandın, ben de çalıştım, hem de var gücümle... işte o aralarda da kendimi fark ettim; içimde bir yerlerde saklanmış küçük bir kızdım ben daha; babasından övgü bekleyen. Yaptığım tüm işler, kat ettiğim onca yol.. hepsi aynı kapıya açılıyordu ve kapının arkasında sen vardın.
    Zaman ilerliyordu. Otuzlarıma doğru toplumla tanıştım. Ya da herkesle. Herkes, herkesin hiç kimsesi olduğu halde herkese karışma hakkını elinde tutan bir çoğunluktu. Çokluklarıyla kendini dahi yoran bir çoğunluk. Ve bu herkesin ağzında birkaç kelime vardı durup durup gevelediği: Hayat gibi..
    Hayat, yapılan tercihlerden ibaretti oysa tercih yapmak, özgürlük demek değildi. ben sadece tercih yaptım baba, özgür değilim...

    3
  • bir alıntıyla, O'na ithafen bu entryi girmek istiyorum, müsadenizle;

    "Bir adamı dize getirip, suratı kanlı tavuk bokuna dönene kadar tekmelemek, dişlerini boğazından içeri dökmek, onu yalvartmak, o ağladıkça vurmak, beynini hünkarbeğendi gibi asfalta saçmak beni az da olsa ferahlatır." Murat Menteş

    3
  • senden nefret ediyorum. evet senden nefret ediyorum. sana aşık olduğum ilk an duygularımın ne kadar yüksek oluşundan hiç şikayet etmedin. gün geçtikçe tüm kapılarımı açıp sana karşı tamamen savunmasız kaldığım ana kadar hiç sesini çıkartmadın. yüzde yüz sevgimden emin olana kadar vermemden hiç rahatsız olmadın. sonra bu kadar sevgiden boğuluyorum dedin. sonra ben heyecan arıyorum dedin. sonra ben ne yapsam kendini yerden yere beni evren içinde devirmeye başladın. sonra kendi yaptıklarında hiçbir sorumluluk almadın. sonra ilişki istemiyorum dedin. sonra ilişki istiyorum ama sorumluluk istemiyorum dedin. sonra ben yapayım sen yapma dedin.

    sonra ben hastayım dedim. bu sağlıklı değil dedim. böyle yaptıkça acı çekiyorum dedim. içimde organlarım büyüyüp sıkıştırıyor kalbimi dedim. patlayacak gibi oluyorum dedim. bana aşık olmayışınla baş edemiyorum yardım et dedim. uzaklaşmanı, soğuk davranmanı, ilgisizliğini ve başkalarına daha fazla heyecanlanmanı kaldıramıyorum yardım et dedim.

    daha özgür olalım dedin tamam dedim. baş edemiyorum dedin ona da tamam dedim. sonunda ben bittim dediğimde aşığım dedin. ölüp bitiyor oluşuna, beni hayatından asla çıkartmak istemeyişine, her şeyin olduğuma, sevgine ve tüm söylediklerine güvenemiyorum. sadece şurada kurduğum cümleler bile tekrar tekrar öfkelenmeme sebep oluyor.

    ve evet, seni asla suçlamadım ama evet; hak etmiyorsun. koşulsuz güveni, sevgiyi ve saygıyı, her durumda desteklenmeyi ve yanında kalınmasını hak etmiyorsun.

    hepsinden öte aşık olduğum kadını elimden aldığın için seni affetmeyeceğim. sana olan tüm nefretim aşkımı böyle harcamış, beni böyle tüketmiş olman. kendini sende asla affetme! asla!!!

    3
  • çekil git artık düşlerimden,
    bıkıp usanmadın mı benden artık ?
    gözlerimden, yüreğimden, içimden,
    …ve varolan her şeyimden, git artık..

    dokunma, kirletirsin beyazları,
    konuşma, tüketirsin satırları,
    mehtabı bırak, doğan ayrılık,
    çekil git, şafak gelen aralık…

    kanıyorum zaten, uzak dur benden,
    sebebin olurum, yakanın olurum,
    çekil git yolumdan, ölümün olurum,
    …ve git artık, ne olursun git benden
    konuşma, nefesini al benliğimden,
    ben soluğunu kesmeden,
    sus demeden, sus ne olur, söylemeden,
    git, bir daha allah aşkına, hiç dönmeden…

    yıkıl git artık hayallerimden,
    kumdan evlerin, yıkıldı artık,
    taşlarımdan, oyuncaklarımdan, beynimden,
    …ve yaşayan, her şeyimden, git artık
    uzanma, karaya çalarsın günlerimi,
    söylenme, devrik tümcelerim olursun,
    ne öznesini, ne yüklemini kurtarabilirsin
    çekil git, bırak, bütün düşüncelerimi…

    yaralıyım zaten, şöyle dur gönlümden,
    derdin olurum, korun olurum,
    çekil git, harın değil, külün olurum,
    …ve git artık, ne olursun git, git gözlerimden
    kal yerinde öylece, ses etme,
    mevsimler solsun senelerce,
    mümkünse çıkmasın, o iki hece,
    öldü de, bitsin bu işkence…

    ya da bir sonbahardı, sarardı de,
    düşen her bir yaprakta, uzaklaştı de,
    de ki, gövdeden dal kırıldı,
    kopan candı, yıkıldı de, deki öldü, öldü de…
    yaşamaz de, olsun de, deki bitti, bitti de…
    kardı yağdı, yağmurdu aktı,
    sonra toprağa karıştı, kurudu de, soldu de…
    ne bileyim işte, kısaca öldü de…

    …ve çekil git artık, gölge etme,
    alın yazısı gibi görme,
    değilim birşeyin, olmadım hiçbir şeyin,
    çekil git artık, ne olur çekil git, kötü söyletme…
    yaşamaz de, olsun de, deki bitti, bitti de…
    kardı yağdı, yağmurdu aktı, kurudu de…
    sonra toprağa karıştı, soldu de…
    ne bileyim işte, kısaca öldü de…
    ne dersen de.

    3
  • "Gülüşünü seversin, Sesini seversin,
    Sohbetini seversin. Sevmek için illa ki
    yüzünü görmek şart değil; Yüreğinde
    duruşunu seversin."


    https://youtu.be/lW8fvqG9O0c

    3
  • Buradan lisedeki fizik hocama seslenmek istiyorum: keşke öğretmenim olmasaydın, o zaman tüm bunları daha önce öğrenebilirdim. Keşke dersinden ikrah getirtmek yerine bir kerecik olsun o pofuduk poponu sandalyenden kaldırmaya teşebbüs etseydin de iki kelam etseydin.

    Geç de olsa aldım ama dersimi: hiçbir şey beni durduramazmış, sevinç'ciğim. Sağol varol, dilerim emekli falan olmuşsundur da daha fazla çocuğun âhını almamışsındır.

    Sövgülerimle,
    Amf

    3
  • Ah benim güzel sevgilim...

    Yine aynı şeyi yaptım. Bir şeyi yapıyorum, önemsiz bir şey. Sahiden önemsiz hatta gereksiz. Söylemiyorum. Gereksiz çünkü. Onu bilmek isteyip istemediğini düşünmeden, önemsiz deyip geçiyorum. Kime göre? Bana göre. Sana göre önemli olabilecek bir şeyi önemsiz diye adlandırıp anlatmıyorum. Sen, hayatımdaki her detayı bilmek istiyormuşsun gibi geliyor. Her an benimleymişçesine. Bu saf samimiyet, özlem o kadar güzel bir şey ki... Bense yine aynı şeyi yapıyorum.

    Teşekkür ederim öncelikle. Ben aynı hatayı defalarca yapmama rağmen bıkmadan yanımdasın. Sevgi kıyaslanamaz elbet ama senin beni, sana olan sevgimden daha büyük bir sevgiyle sevdiğini düşünmemin bir sebebi de bu. Yanımda olmandan bahsetmiyorum, hayatımdaki detaylardan bahsediyorum.Gün içinde ne yapacağımı merak ediyorsun. Ben etmiyorum mesela. Yani merak etmiyorum dediysem öyle aman ne yaparsan yap umurumda değil durumu değil, sakın öyle anlama öyle değil. Sadece, ekstrem bir durum olmadıkça gün içinde kiminle ne yaptığın çok önemli değil benim için. O yaptıklarını yaparken ne hissettin bunu merak ediyorum bak. Sen "Aşkım şimdi şu şu şu şunlarla buluşacağım buraya buraya buraya gideceğim, haberin olsun." dediğinde tamam git aşkım ne diyeyim ki diyorum. Yapacağını söylediğin bir şeyi yapma demem, durumuna göre kolay gelsin, afiyet olsun, iyi eğlenceler gibi şeyler diyorum ve yavan kalıyor. Şunları şunları şunları yapacağımdan ziyâde akşam konuşurken ya da o bahsettiğin şeyi yaptıktan sonra "Aşkım baksana şöyle bir şey yaptım ve şu şu şu oldu inanılmaz mutlu oldum, eğlendim." dediğinde ben daha çok ilgileniyorum. Yaşadığın bir olayda, olayın iyi veya kötülüğü fark etmeksizin, sana ne hissettirdiği benim ilgimi çeken, merak ettiğim kısım. Zaten yetişkin bir kadınsın. Hayatında yer alan insanları ve olayları kendin seçip kendi hayrına olan şeyleri yapabilecek erişkinliğe ve yetkinliğe sahipsin. Ali'yle yemek yiyeceğini bana söylemen gereksiz geliyor açıkçası. Ali'yle yemek yiyeceğini bilmek gereksiz mesela. Sonrasında biz konuşurken bana "Aşkım Ali'yle yemek yedik bugün ve xxxxxxxx oldu." diye anlattığında mutlu oluyorum. Bu gereksiz gelmiyor işte. Ben nasıl hissettiğini merak ediyorum sadece. Mutlu musun mutsuz mu, iyi misin kötü mü? Ben bunu merak ediyorum, bunların dışında her şey gereksiz.

    Bir yere giderken "Aşkım ben şuraya gidiyorum sonra şunu şunu şunu yapacağım şu şu şu şu ile buluşacağım şu şu şu şu olacak sonra akşam da eve geçerim." diye tak tak söylüyorsun hani. Kendimi kötü hissediyorum. Sanki bana hesap veriyormuşsun gibi, sanki bana bir açıklama yapıyormuşsun gibi. Gün içinde ne yapacağını elbet merak ediyorum ama böyle değil. Bana bir şeyleri açıklaman hoşuma gitmiyor. Biliyorum hiçbir kötü niyetin yok, aksine o kadar güzel oluyorsun ki yapacaklarını söylerken... Gerçi sen hep güzelsin. Neyse. Velev ki bir şey oldu gün içinde, insanız ve dünyadayız. Her şey olabilir, başımıza her şey gelebilir, iyi veya kötü bir sürü şey olabilir. Akşama kadar bir sürü vakit var, şu şu şu olacak dediğinde korkuyorum da biraz. Bilirsin, çok tedirgin bir yanım var aslında. Aslında bu tedirgin yan sadece sana dair şeylerde var, sanırım fazla düşünüp kendi kendime bir şeyler üretiyorum. Ne yapayım sen bir şey yaparken karşısına çıkabilecek her şeyi kafamda düşünüyorum bir anda. Olabilecek, aklıma gelen her senaryo için ayrı çözümler üretiyorum kendimce. Bazen düşünmekten konuşamadığım da oluyor. Adımı söylüyorsun ya bir sessizlikten sonra hani, o zamanlar mesela. Ben düşünüyor oluyorum. Neyse konudan uzaklaşmayayım, ne diyordum? Öyle işte be sevgilim. Unuttum diyeceklerimi, aslında çok da önemli değiller senin üzüldüğün düşüncesinin yanında. Seni düşününce anlamını yitirmeyen bir toz zerresi dahi kalmıyor. Sen varsan her şey tamam sahiden.

    Beni bu kadar sevmen o kadar güzel hissettiriyor ki. Seni düşünürken yaşadığım huzurun tarifi yok. Beni sevdiğini bilmek nasıl güzel his. Hayatımı merak etmen o kadar normal ki düşününce. O saf istek ne kadar değerli aslında. Bense gereksiz gereksiz gereksiz gereksiz, ne gereksiz be neriman nesi gereksiz? Gereksiz değil işte, bu kadın seni seviyor, seni merak ediyor. Bu kadın senin yanında olmadığı her anda üzgün ve en azından ne yaptığını bilmek istiyor. Aynı anda tuvalete gitmişseniz mutlu oluyor. Bu kadın seni seviyor. Bu kadın sana âşık be salak, ne yaptığını söylemeyi neden çok görüyorsun ona? Hayatında o kadından değerli tek bir şey söyleyebilir misin Neriman?

    işte kilit nokta. Sahiden o kadından daha önemli bir şey yok hayatımda. Bıdık dahil. Üzgünüm Bıdık, sahiden üzgünüm inan bana ama sevgili b. varken seni düşünemiyorum bazen. Seni de aramızda yatıracağız ama, sevgili b. kabul etti. Lütfen üzülme çok. O kadından önemli hiçbir şey yok. Üzme o kadını, o kadın sana âşık.

    Sevgili b. beni seviyor. Bazen oturup bunu düşünüyorum. Senin beni sevmeni. Ağlıyorum.

    Seni ağlarken görünce ağlayan bir kadın seni seviyor, sen de o kadını üzüyorsun Neriman, öyle mi? Sensin gereksiz Neriman. Yazık sana. Ne yapayım ama, anlamsız geliyor. Sonra bunları düşünüyorum ve anlamsızlığı gidiyor.

    Ama kızma bana sevgili b., lütfen kızma bana. Ben çok konuşan bir çocuk değilim. Hep içimde yaşadım bir şeyleri. Annemden sonra beni sevdiğini bildiğim, hissettiğim ilk kişi sensin ve ben anneme hiçbir şeyimi anlatmazdım. Bu benim için yeni bir şey, çok yeni. Sen kendini bana açmaya başladın, biliyorum çabanı görüyorum seneler önce böyle değildin. Ben de değildim ama. Belki hiçbir şeymiş gibi görülebilir ama benim için bunun önemini sana anlatamam. Çok kendi başıma yaşadım, kimseye bir şey demedim şunu yapıyorum yapacağım diye. Boğulmuş hissediyorum bu yüzden. ilk başlarda hiç demiyordum, biliyorsun geçmişe bir baksan fark edersin. Sana bir şeyleri anlatmamamın seni ne kadar kahrettiğini fark ettiğimden bu yana kendime de kahredip senin olmaya başladım, daha çok senin olmaya. Kızma bana sevgilim, sevgili b., lütfen kızma. Ama şunu bil ki boğulursam da senin suyunda boğulmak isterim hep. kaybedersem nasıl yaşayacağımı bilemediğim bir sen varsın. Seni yormak istemiyorum. Lütfen birbirimizi yormayalım. Seni yorduğumda benden, bizden, güneşten bile bir parça kopuyor biliyor musun? En büyük pişmanlıklarımdan daha büyük bir pişmanlık senin benim yüzümden üzülmen.

    Gereksiz değiller. Gereksiz olsalar bile olmamalılar. Biliyorum. Bizi biz tutmak için. Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle, elbet kolay olmayacak ama kolay kılmak için elimden ne geliyorsa yapacağım. Özür dilerim sevgili b., seni tüm varoluşumla seviyorum. Yalvarırım seni seviyorum dediğimde tamam deme. Ben de seni seviyorum de.

    Çok farklı şekillerde yazdım farkındayım ama konu sen olunca tek bir şey düşünüp hissetmiyorum, karman çormanım içimde. Ne yapacağını bilemez, eli ayağına dolanmış bir çocuğum. Mazur gör lütfen. Tüm gereksizliklerim için. Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle, her derste biraz daha senin oluyorum.

    3
  • Umarım hayatında olmadığım zaman içinde o çok istediğin huzura, kariyere ve o taptığın paraya sahip olmussundur. Giyeceğin pahalı takım elbiseler, makamlar, taşıyacağın ünvanlar seni benden daha mutlu eder.
    Sevmedigin ve seni hic sevmeyecek bir kadınla mantık evliliği yapıp hayalindeki tatsız ama sorunsuz evliliği yaşarsın.
    Duyguları taşımak ağır geliyordu sana birini sevmek ağır geliyordu.
    Umarım tüm bunlardan uzak, duygusuz, hissiz, taş kalbinin sizlamayacagi bir hayatın olur.
    Umarım temmuzlar kolay geçer senin için sevismelerimizi unutursun gülüşmelerimizi unutursun göğsünde yatarken mirildandigimiz şarkıları unutursun.
    Bana ait kısmı kesip at göğsünden son nefesin bile sana yakışır biçimde yapayalnız olsun.

    3

bizi takip edin

kırmızı elma sözlük © 2010 - 2015

kırmızı elma sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bağımsız bir platformdur. kırmızı elma sözlük içeriği herhangi bir ön denetimden geçmeksizin yayımlanmakta ve doğruluğu garanti edilememektedir. bu web sitesinde yaratabileceği hukuki sakıncalar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden kırmızı elma sözlük ekibi ile irtibata geçiniz. kırmızı elma sözlük dahilindeki her türlü içerik creative commons by-nc-nd koşulları altında lisanslanmıştır. içerik, kaynağı belirtilmek ve üzerinde değişiklik yapmamak koşuluyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir.
LGBT Pride


webölye web design & web programming
powered by webölye

bir takım şeyler: iletisim / şikayet / reklam - s.s.s. - istatistikler - facebook - twitter - tumblr

redtubevidio bokepsexfilme